(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 101) (1086 S. K. m. 283)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar
Davacı vekili, müvekkili banka ile davadışı DMS. Denizli Döküm Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde davalıların kefil olarak yer aldıklarını kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle aleyhlerine başlanılan takibe davalı borçluların itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, kredi kullanıcısı davadışı şirketin davacı bankaya olan kredi borcunu ödediğini ve bu durumda müvekkillerinin davacıya borçları bulunmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüyle davalılar aleyhine başlatılan takibin 44.000.000.-TL. asıl alacağa takip tarihinden itibaren %75 faiz uygulanmak suretiyle devamına, %40 oranında icra inkar tazminatı tutarı 17.600.000.-TL.'nin davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı banka ile davadışı Denizli Döküm Sanayi A.Ş arasında imzalanan 20.12.1999 29.4.2000 ve 25.12.2000 tarihli genel kredi sözleşmelerini davalılar müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamışlardır.
Anılan sözleşmenin 44/2. maddesinde, borçlunun temerrüde düşmesi halinde ödenecek temerrüt faizinin, en yüksek genel kredi faiz oranına 50 puan ilave edilmek suretiyle belirleneceği, 44/3. maddesinde de akdi faiz oranlarında yapılacak değişikliklerin ihbarına gerek olmadığı hükme bağlanmıştır. Diğer yandan kefillerin sorumluluğunu düzenleyen 20. maddenin 13.fıkrasında ise kefilin sözleşmelerde yer alan hükümleri aynen kabul edeceği öngörülmüştür.
Bu durumda mahkemece sözleşmenin açıklanan hükümleri gözetilerek davacı bankanın itirazları doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınıp, uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 30.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy