(1086 S. K. m. 76) (818 S. K. m. 83)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı yanca keşide edilen 143.000 DM bedelli bono kapsamında başlatılan takip sonucu müvekkilinin DM bazında 87900 DM tutarında tahsilat yaptığını ve kur farkından dolayı 55.100 DM alacağı kaldığını belirterek, DM esas alınarak karar verilmesi halinde bu meblağın Türk Lirası bazında hüküm oluşturulması durumunda ise dava tarihi ile tahsil tarihi arasındaki kur artışı nedeniyle 55100 DM alacağın DM olarak tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili öncelikle yetki itirazı ve zamanaşımını def'inde bulunduktan sonra, davacı talebinin yasal dayanağının da bulunmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüyle davacının munzam zarar tutarını oluşturan 22.972.622.185. TL.'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesinde döviz alacağının TL üzerinden icra takibine girişilerek istendiği, ödemelerin TL üzerinde yapıldığı, yapılan ödeme toplamı ödeme tarihlerine göre dövize çevrildiğinde alacağın tamamını karşılamadığının anlaşıldığı iddia edilerek kur farkından kaynaklanan bakiye alacağın tahsili istenmiştir.
Olayların açıklanması taraflara, hukuki nitelendirilmesi hakime ait bir görevdir. (HUMK.m.76) Davacı BK. 83. maddesi uyarınca alacağını yabancı para üzerinden isteme olanağına sahip iken tercih hakkını TL üzerinden kullanmış ve takibe girişmiştir. Bu durumda artık kur farkı alacağı talebinde bulunamaz. Nitekim mahkemenin gerekçesinde de bu husus açıkça vurgulanmıştır. Davacının munzam zarar ile ilgili bir talebi bulunmadığı halde davanın munzam zarar talebine ilişkin olduğu başka bir ifadeyle çoğun içinde azında bulunduğu gerekçesiyle bu yönde bir talebin varlığı kabul edilerek yukarıdaki açıklamalar gözetilmeksizin mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy