(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 290)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde taraf vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine takibe geçtiğini, ancak takip konusu bononun davalının hilesi ve hataya düşürücü davranışı sonucu imzalandığını, kardeş olan tarafların adi ortaklık çerçevesinde ticaret yaptıklarını, müvekkilinin işçi olarak çalıştığını ve ortaklık sonucu kazancın paylaşılması zımnında davalının bir takım belgeler imzalattırdığını, bunların arasında dava ve takip konusu bononun da olabileceğini, borçları olmadığını iddia ederek takip konusu miktarın 10.000.000.000.-TL.'lık kısmının iptaliyle %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabında davacının İcra Tetkik Mercii de açtığı davanın reddedildiğini, bononun davacıdan olan bakiye alacağı karşılığında verildiğini ve davanın yazılı belge ile ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddiyle %40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Karar: Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tanık anlatımlarına göre tarafların ortak iş yaptıkları, davalının kardeşleri olan davacı ve dava dışı Yakup'a ortaklık payları için gayrimenkul ve araba verdiği ve devrettiği, beyaza imza attırdığı ve sonradan beyaz kağıdın doldurulduğunun belirtildiği, bu halde davalının davacıdan alacaklı olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüyle davacının 10.000.000.000.-TL borçlu olmadığının tespitine, bu miktarlık senedin iptaline, alacak likit olmadığından tazminat isteminin reddine dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacının davaya konu ettiği senet davacı tarafından imzalanmıştır. Davacının ileri sürdüğü olgu, hata ve hile oluşturacak halde değildir. Yazılı belgeye karşı (taraflar kardeş olsa bile) yazılı belge ile ispat gereklidir. Bunun dışında and yöneltme hakkı kullanılabilir. Öte yandan boş olarak imzalanıp verilen belgenin alacaklı tarafından doldurulması halinde ise anlaşmaya aykırı davranıldığı yolundaki iddianın ispatı da aynı kurala bağlıdır. Bu yönler gözetilmeksizin yazılı olduğu şekilde karar verilmiş, olması yanılgılıdır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın gösterilen sebeple davalı yararına BOZULMASINA, bozma biçimine göre, davalının öteki ve davacının bütün temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istem halinde iadesine, 25.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy