(6762 S. K. m. 25)
Dava: Taraflar arasındaki birleşen alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmiştir. Belli günde davalı Mustafa Yaman vek. Av. Ali Ezer gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin davalıdan 13.5.2001 tarihinde bilgisayar ve bilgisayar malzemeleri satın aldığını, davalının bilgisayar sistemini kurduktan sonra servis vermediğini, meydana gelen arızaların giderilmesi için çağrılan üçüncü bir firmanın yapmış olduğu inceleme sonrası bilgisayarda satış faturasında belirtilen bazı malzemelerin yer almadığının tespit olunduğunu, eksikliklerin giderilmesi için 5.6.2002 tarihinde ihtar keşide edilmesine rağmen davalının edimini yerin getirmediğini iddia ederek fazla haklar saklı kalarak şimdilik 600.000.000.-TL.nın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2003/211 esas sayılı dava ile de, 1.600.000.000.-TL.nın daha tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, davacının siparişi ve istemi üzerine 13.5.2001 tarihinde bilgisayar sisteminin faturada belirtilen tüm aksamı ile çalışır vaziyette davacıya teslim olunduğunu, ayrıca gerekli teknik hizmetin de verildiğini, bir yıldır kullanılan sisteme kendi bilgileri dışında müdahale edilmesi sonucu garantinin sona erdiğini, davacıya eksik teslim olmadığı gibi bu yönde bir yıl boyunca bir ihbarda da bulunulmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia olunan eksikliklerin muayene sonucu tespit olunabileceği, davacının muayenede gecikmiş ise de belirlenen ayıbı derhal ihbar ettiği gerekçesiyle benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TTK. nun 25/3. maddesi hükmüne göre emtianın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde keyfiyeti satıcıya bildirmeye mecburdur. Açıkça belli değilse alıcı emtiayı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde muayene etmeye veya ettirmeye ve bu muayene neticesinde emtianın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını muhafaza için keyfiyeti bu müddet içinde satıcıya bildirmeye mecburdur.
Somut olayda, 13.5.2001 tarihli fatura muhteviyatı malzemelerin ve bilgisayar sisteminin çalışır vaziyette teknik servis formu ile davacıya teslim edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece davacı ihbarının 5.6.2002 tarihinde yapıldığı gözetildiğinde TTK. nun 25/3. maddesindeki ihbar süresinin geçtiğinden, davanın reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü doğru olmadığı gibi, eksik olduğu iddia olunan emtianın değerleri faturada yazılı olduğu halde bu değerlere itibar edilmeden ve fiyat araştırması da yapılmadan bedel tespiti yapan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi de kabul şekli ile doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı birleşen davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 400.-YTL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy