(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 83, 113)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalı kefillerin kısmi itirazlarının iptali istemine ilişkindir.
Davalılar vekili talep edilen %165 faiz oranının fahiş olduğunu, genel kredi sözleşmesinin kendi içinde çelişki hükümler içerdiğini belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre temerrüt faiz oranının yerinde olduğu, temerrüt icra takibi ile gerçekleştiğinden ihtarname tarihi ile takip tarihi arası için akdi faizin uygulanması gerektiği yabancı para alacağının TL.'ye çevrilip tahsil edilmesi talebinin sözleşmenin bir gereği olduğu gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne, işlemiş faiz ve BSMV. ye yönelik itirazın toplam 4.710.747.942.-TL. üzerinden iptali ile takibin devamına, BK.'nun 113. maddesi uyarınca takipten sonrası için faiz tahakkukuna yer olmadığına, hükmolunan miktarın % 40'ı oranındaki icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle alacaklının BK.'nun 83. maddesi uyarınca seçimlik hakkını kullanarak alacağın TL karşılığı üzerinden icra takibine girişmesinde ve sözleşme hükümleri uyarınca TL. faizi talep etmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Borçluların itirazı asıl alacak dışında talep edilen faiz ve ferileri ile takipten sonra asıl alacağa yürütülecek faiz oranına ilişkindir. Bu durumda mahkemece asıl alacağa takipten sonra taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca belirlenen temerrüt faiz oranına göre faiz yürütülmesi gerekirken somut olayda uygulama yeri bulunmayan BK.'nun 113. maddesi gerekçe gösterilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte belirtilen nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy