(2004 S. K. m. 166/2) (6762 S. K. m. 324)
Dava: Taraflar arasındaki iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde müdahiller vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 1962 yılında kurulan müvekkili şirketin basınçlı plastik boru ve parçalarının üretimini yaptığını, 1000'den fazla kişinin çalıştığı fabrikada faaliyetin durdurulması halinde üretim bandı ve stantlarda bulunan malların işe yaramaz hale geleceğini, 1999 yılından başlayan Doğu Asya ve Rusya krizinin plastik sektörünü olumsuz etkilediğini, borca batık durumda olan şirketin iyileştirme projesini uygulama fırsatı verilmesi halinde durumun düzeltilebileceğini, fason üretim vadeli satış olanağı, ucuz hammadde üretimini özkaynak artırımı ve yeni siparişlerle mali durumunu iyileştirilebileceğini ileri sürerek iflasın ertelenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece erteleme talebinde bulunan davacı şirketin borca batık durumda olduğu, iyileştirme projesinin gerçekçi bulunduğu, şirketin mali durumunun iyileştirilmesinin imkan dahilinde olduğu, şirketin iflasının derhal açılması halinde alacaklıların durumunun olması gerektiği durumdan daha kötü duruma gelmeyeceği gerekçesiyle iflasın bir yıl süreyle ertelenmesine karar verilmiş, hüküm davacı ve Koçbank A.Ş. Yapı Kredi Bankası A.Ş. ve İş Bankası A.Ş. vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı Anonim Şirket iflasın ertelenmesi talebinde bulunmuştur. İflasın ertelenebilmesi için erteleme talebinde bulunan şirketin borca batık durumda olması, mali durumunun iyileştirilmesi ümidinin bulunması ve fevkalade mühletten (İİK. m. 329/a) yararlanmamış olması gerekir. Erteleme talebi TTK. nun 324. maddesine göre borca batıklık bildirimi anlamındadır. Bu nedenle mahkeme öncelikle şirketin borca batık durumda olup olmadığını tespit etmeli, borca batık durumda ise ıslahının mümkün bulunup bulunmadığını incelemelidir. Şirketin borca batık durumda olması halinde iflasını veya erteleme talebini düzenleyen İİK. nun 179. ve TTK. nun 324. maddesinde bu istemin ilanına ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. İflasın ertelenmesi kurumu, erteleme talebinde bulunan şirketin menfaati kadar bu şirketten alacaklı olanların menfaatini de göz önüne alarak düzenlendiğinden alacaklıların menfaatinin korunması yönünden erteleme talebinin ilan edilmesi uygun olur. Zira bu durumda şirket borçlarının muvazaalı olarak aktiften fazla olması sonucunu doğuracak kötü niyetli davranışların önüne geçmek ve şirketin borca batık durumda olmadığını, iyileştirme projesinin yeterli bulunmadığını alacaklılara kanıtlama olanağı verilmelidir. Bu nedenle erteleme talebi İİK. nun 166/2. maddesinde öngörülen usulle ilan edilmeli, ilan üzerine alacaklıların itirazı mevcutsa bu itirazlar değerlendirilerek erteleme koşullarının mevcut olup olmadığı saptanmalıdır. Mahkemece bu yönün gözetilmemesi isabetsiz olduğu gibi aktifin saptanmasında dikkate alınmadığı belirtilen iki adet taşınmazın rayiç değerinin batıklık durumuna etkisi üzerinde durulmadan eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy