(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı, davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. Şiar R. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 10.3.2002 tarihinde davalıya ait işletmenin kiralanmasına ilişkin sözleşme imzalandığını ve teminat olmak üzere 10.8.2002 tarihli çek verildiğini, tarafların 1.8.2002 tarihinde akdi ilişkiyi karşılıklı sona erdirip borçlarının 100.000 USA olarak tespit olunduğunu ve borcu ödedikleri halde teminat çekinin iade olunmadığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile çekin iptalini talep ve dava etmiş, yargılamanın devamında çek bedeli ödendiği için davaya istirdat davası olarak devamını istemiştir.
Davalı savunmasında davacı ile olan akdi ilişkinin 1.8.2002 tarihli sözleşme ile sona erdirildiğini, dava konusu çekin teminat olmadığını aksi halde iadesinin fesih sözleşmesince yapılması gerektiğini, beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tarafların akdi ilişkiyi 1.8.2002 tarihli sözleşme ile sona erdirdikleri ve dava konusu çekin bu ibraname karşısında bedelsiz kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle, tarafların akdi ilişkiyi 1.8.2002 tarihli sözleşme ile fesih ederek birbirlerini ibra ettikleri ve anılan ibranamenin 3.maddesine göre de hesap mutabakatı dışında tarafların hiçbir talepte bulunmayacaklarının kararlaştırılmış olduğu ve ilişkinin ileriye yönelik olarak tasfiye edildiği gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacının temyizi faize yöneliktir.
Dava İİK. nun 72.maddesine dayalı menfi tespit davası olup yargılama sırasında dava konusu çek bedeli ödendiğinden dava İİK. nun 72/6. maddesi uyarınca kendiliğinden istirdat davasına dönüşmüştür. Davacı ödenen bedelin istirdadını ve ödeme tarihinden itibaren de faize hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece istirdada karar verildiği halde davacının faiz istemi hakkında bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenle davalının temyiz itirazının reddine, 2 sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 450.00.YTL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy