(6762 S. K. m. 24, 116) (818 S. K. m. 161)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Taraflar arasındaki uyuşmazlık bayilik sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart alacağının tahsiline ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 17.11.2005 tarihine kadar sürecek olmasına rağmen davalının ticari faaliyetine 30.6.2001 tarihinde son verip, vergi kaydını da sildirdiği, davacının tespit tarihi itibariyle işyerinde bir başka kişinin ticaret yaptığı bu nedenle davalının akde aykırı davrandığının kabul edilemeyeceği, ayrıca sözleşmedeki cezai şartın BK. nun 19-20 maddeleri uyarınca batıl olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı bayiinin sözleşme süresi dolmadan önce işyerini kapattığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu şekilde sözleşme fiili olarak sona erdirilmiştir. Sözleşmede davalı bayie tek yanlı olarak akdi fesh olanağı tanınmadığı gibi, davalının akdi fesihte haklı olduğu da kanıtlanamamıştır. Hal böyle olunca davacının sözleşme uyarınca cezai şart talep etme hakkı doğar. Somut olayda taraflar tacir olduğu için TK. nun 24. madde hükmü uyarınca cezai şarttan tenkisat yapılamaz ise de, sözleşmede belirlenen cezai şart miktarı ekonomik yönden davalı bayiinin mahvına sebep olacak düzeyde ise makul seviyeye indirilebilir.
Mahkemece açıklanan yönler üzerinde durulup inceleme yapılarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın tümden reddi doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy