(2004 S. K. m. 67) (7201 S. K. m. 21) (818 S. K. m. 483, 486)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı şirket arasında imzalanan kredi sözleşmesinde diğer davalının kefil sıfatı ile imzasının bulunduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilip davalılara ihtarname keşide edildiği, alacağın tahsili için girişilen takibe davalıların itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, kredi limitinin davacının iddia ettiği miktarda olmadığını, ayrıca talep edilen temerrüt faiz oranının da çok fahiş olduğunu, temerrüt başlangıç tarihini de kabul etmediklerini, kredi sözleşmesinde kredi limiti ve kefalet miktarı belli olmadığı için kefil davalının sorumluluğunun bulunmadığını öne sürerek davanın reddiyle %40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacı ile davalı şirket arasında imzalanan 15.000.000.000.-TL. limitli kredi sözleşmesinde diğer davalının kefil sıfatı ile imzasının bulunduğu kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankanın hesabı kat edip takibe geçtiğini ve davacının kredi ilişkisi nedeniyle davalılardan alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı banka vekilinin temyizine gelince;
Davacı tarafından hesabın kat edildiğine dair ihtarname davalı kefil İlhan Yağar'a 27.6.2001 tarihinde Tebligat Kanununun 21. maddesi uyarınca tebliğ edilmiş olup, verilen (3) günlük süre de göz önüne alındığında adı geçen davalının 1.7.2001 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerekirken, mahkemece aksi düşüncelerle temerrüt tarihi olarak takip tarihinin esas alınması doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı banka vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istekleri halinde iadesine, 15.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy