(1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasındaki 29.6.2001 tarihli sözleşme uyarınca müvekkilinin davalıya hizmet verdiğini, buna ilişkin olarak (3) adet fatura düzenlendiğini, davalının ödemeleri sözleşmeye aykırı olarak taksitler halinde ve gecikmeli olarak yaptığını, bunun üzerine vade farkı faturası düzenlendiğini, ancak davalının fatura bedelini ödemediğini, bu nedenle girişilen takibe de itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve % 40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının üstlendiği konaklama ve toplantı organizasyonu edimini gereği gibi yerine getirmediğini, müvekkilinin buna rağmen sözleşmede belirtilen ücreti davacıya ödemesine rağmen davacının yeni bir faturayı müvekkiline gönderdiğini, davacının kötüniyetli olduğunu, faize faiz istediğini, alacağın likit nitelikte bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3/2. maddesi uyarınca davacının vade farkı talep etme hakkı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı yararına % 40 tazminata hükmedilmiş karar davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, gerek dava değeri ve gerekse duruşma gününün tebliği için yeterli pul yokluğu nedeniyle duruşma isteminin reddi ile temyiz incelemesinin dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen 29.6.2001 tarihli sözleşmenin 3/2.maddesinde vade farkına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Vade farkının istenebilmesi ve mahkemece bu konuda bir karar oluşturulabilmesi için taraflar arasında bu konuda yazılı bir sözleşme ya da teamül halini almış fiili bir uygulamanın varlığı gerekmektedir.
Mahkemece bu yönler üzerinde durulup tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy