(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yapılan 4.7.2002 tarihli sözleşme uyarınca müvekkilinin davalıya mal sipariş ettiğini sözleşme uyarınca mal bedelinin %20'si olan 3.500 Euro'nun peşin, KDV bedelinin malların gümrüğe geldiğinde, geri kalan bedelin de malların montajını izleyen 30 gün içinde ödeneceğinin hükme bağlandığını müvekkilinin sözleşmeye uygun olarak peşinat bedelini 5.7.2002 tarihinde davalıya banka yolu ile gönderdiğini, davalının sözleşme uyarınca en geç 1.9.2002 tarihine kadar malları teslim etmesi gerekirken, bunun yerine getirilmediğini bu nedenle ihtarname keşide edildiğini ve müvekkili tarafından davalı aleyhine peşin ödenen bedelin tahsili için takibe geçildiğini ancak itiraz nedeniyle takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya bakma yetkisinin müvekkilinin ikametgahı mahkemesi olan İzmir mahkemeleri olduğunu ayrıca davacının yaptığı ödemenin müvekkiline olan borcuna karşılık yapıldığını sözleşme ile ilgisinin bulunmadığını öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda taraflar arasında 4.7.2002 tarihinde sözleşme yapıldığı davacının sözleşme uyarınca davalıya banka havalesi ile 3.540 Euro ödeme yaptığı ancak davalının kendisine düşen edimi yerine getirmediği ve davacının bu nedenle sözleşmeyi feshettiği, bu durumda tarafların birbirlerine verdiklerini iade etmeleri gerektiği nedeniyle davanın kısmen kabulüne, davacının tazminat isteminin ise reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, sözleşme gereği peşin ödediği bedelin, davalı tarafından malların teslim edilmemesi nedeniyle iadesi için ihtarname keşide etmiş ve ihtar 14.11.2002 tarihinde davalıya tebliğ edilmiştir. Bu durumda davalının ihtarnamede verilen 3 günlük sürenin sonunda temerrüde düştüğünün kabulü ile davacının bu tarihten itibaren temerrüt faizi isteyebileceği düşünülmeden mahkemece faize ilişkin talebin reddinde isabet görülmediği gibi, davacının peşin ödediği bedelin likit (hesapedilebilir) nitelikte olduğu gözetilmeden İİK. nun 67/1. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde tazminata ilişkin istemin kabul edilmemesi de doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy