(2004 S. K. m. 72) (6762 S. K. m. 688)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. S.A. ile davalı vek. Av. N. T.'in gelmemiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatif 30.1.2002 tanzim 30.7.2002 vadeli nakden düzenlenen 145.000.000.000.-TL.'lik bono ile müvekkili hakkında icra takibi yaptığını müvekkilinin kooperatiften bu miktar borç almasının hayatın olağan akışına ters olduğunu, kooperatif yetkilerinin müvekkilini kandırılarak diğer kooperatif üyelerine göstermek amacıyla senedi imzalattırdığını, gerçekte kooperatife borçları olmadığını belirterek bononun iptalini ve tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının kooperatiften almış olduğu daire bedeli, dairede yapılacak eksik nitelikteki imalatlar SSK, maliye, elektrik ve su ödemeleri karşılığı bono düzenleyip verdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davacı vekili, davalının senedin ihdas nedenini talil ettiğini ve ispat külfetinin davalıya geçtiğini ileri sürmüştür.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davacının hile iddiasını kanıtlayamadığı ve davalıya yemin de teklif etmediği tedbir kararı da verilmediği gerekçesi ile davanın reddine, davalının tazminat talebinin de reddine karar verilmiş, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu bono nakden düzenlenmiştir. Oysa davalı bononun davacının kooperatiften almış olduğu daire ve bu dairede yapılacak lüks ve ekstra imalatlar SSK maliye elektrik ve su ödemeleri karşılığı düzenlenip verildiğini belirterek, nakden kaydını taşıyan bononun mal bedeli karşılığı düzenlediğini savunmuştur. Hal böyle olunca ispat külfetinin bonoda gösterilen düzenleme nedenine aykırı beyanda bulunan ( bonoyu talil eden ) davalıya geçtiği gözden kaçırılarak yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 450.00.- YTL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.1.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy