(818 S. K. m. 96)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. Ali Durbin ile davalı vekili Av. Pınar Karacağa'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirkete 1997 yılından itibaren Ordu ilinde Toptan Satıcı Sözleşmesine istinaden hizmet verdiklerini ve sözleşmenin en son 14.11.2001 tarihinde 1.1.2002 ve 31.12.2003 tarihleri arasında geçerli olmak üzere yenilendiğini, ancak davalının, müvekkili şirketin tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen akdi tek yanlı olarak fesih ettiğini iddia ederek, haksız fesih nedeniyle uğranılan 124.900.000.000. TL. maddi, 5.000.000.000. TL. manevi zararın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, davacı hakkında davalı şirkete vaki şikayetler üzerine yapılan teftişlerde davacının akde aykırı davrandığının tespit olunduğunu ve kredili alışveriş sonrası ödemesi gereken mal bedelini zamanında ödemediğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının kredili olarak satın aldığı mal bedelini, vadesinde ödemeyerek akde aykırı davranması nedeniyle davalı şirketin akdi fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı arasındaki akdi ilişki 31.12.1997 tarihli ve iki yıl geçerli sözleşme ile başlamış daha sonra 1.1.2000 ve 27.2.2002 tarihli sözleşmeler ile yenilenerek devam etmiştir.
Anılan sözleşmede ve Satış Yönetmeliğinde kredili mal alımında ödemenin vadesinde yapılmaması halinde, bayie kredili mal satışı yapılamayacağı kararlaştırılmış olup bu husus akdin feshine ilişkin hükümler arasında yer almamaktadır.
Öte yandan davalı şirketin savunmasında akdin feshine gerekçe olarak gösterdiği teftiş kurulu raporlarında belirlenen hususlar 27.2.2002 tarihli sözleşmeden önceki döneme ait olduğundan dikkate alınamaz.
Hal böyle olunca davalının akdi fesihte haksız olduğu gözetilerek davacının bu haksız fesih nedeniyle uğradığı zararın tespiti gerekirken, eksik inceleme ile düzenlenen bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 400. YTL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy