(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacılar vekili, müvekkilleri aleyhine çek ile icra takibine girişildiğini, ancak çekteki imzaların müvekkillerine ait olmadığını, çek çalıntı olduğundan bankaya da ödememe talimatı verildiğini belirterek çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin çeke üçüncü kişinin cirosuyla iyi niyetli hamil olduğunu, bankaya ibrazda herhangi bir şerh verilmediğini ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, Adli Tıp Kurumundan alınan raporlardan çekteki imzaların davacıların eli ürünü olmadığının anlaşılması, çekin elden haksız yere çıktığının ilgili bankaya süresinde bildirilmiş olması gerekçesiyle davanın kabulüne, icra takibine konu çek bedeli kadar davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, haksız icra takibi yapılması nedeniyle % 40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacılar vekili, çekteki imzaların müvekkillerine ait olmadığını bildirmiştir. Mahkemece bu iddia üzerine Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınan rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de, anılan raporda çekin sadece ön yüzündeki imzalar incelenmiş, arkadaki ciranta sıfatıyla atılan imzalar incelenmemiştir. Oysa çekin ön yüzünde keşideci olarak davacı şirket, arka yüzünde ise ciranta olarak davacılardan Celal Danacı'ya atfen atılan imza bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece çekin ön ve arka yüzündeki imzalarla ilgili olarak rapor alınıp, varılacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davalının çeke ikinci cirodan sonra hamil olduğu gözetilerek takibinde kötüniyetli olduğu da kanıtlanamadığından aleyhine tazminata hükmedilmesi de kabul şekli itibariyle doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy