(2004 S. K. m. 72) (6762 S. K. m. 592) (1086 S. K. m. 352)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, tarafların öncesinde tanıştıklarını, davalının davacıya ait sürücü kursunda eğitmen olarak çalıştığım, şifahi anlaşmalarına göre davalının davacıya ait sürücü kursuna ortak olmak üzere 3.000.000.000.- TL vereceğinin kararlaştırıldığını, davalının bu tutarın 2.000.000.000.- TL'sini verdiğini, davacının da çalışmaların ve bu paranın güvencesi olmak üzere davalıya açık senet düzenleyip verdiğini, davalının ödemesi gereken bakiye 1.000.000.000.TL'yi ödememesi, evrakları tamamlayamaması nedeniyle ortaklığın gerçekleşmediğini, davalının 07.10.2003 tarihinde ihtarname keşide edip istifa ettiğini, maaş ve diğer sosyal haklarının iadesini istediğini, sonrasında teminat olarak verilen senedi 50.000.000.000.- TL bedelli olarak düzenleyip İcra takibine başladığını belirterek, takibe konu senet nedeniyle 48.000.000.000.- TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddiaları inkarla birlikte, tanık dinlenilmesine muvafakat etmediklerini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre yanlar arasında davaya konu senet verilirken bir anlaşma olduğu, miktarı ve niteliği tartışmalı da olsa davalının davacıya borç para verdiği, bononun davalıya imzalanıp boş olarak verildiği, var olan anlaşmaya karşın bononun imzalı, boş olarak verilmesinin teminat senedi olarak nitelendirilmesi olanağını ortadan kaldırdığını, davalının bonoyu anlaşma gereği iki milyar TL olarak doldurması gerekirken elli milyar TL olarak doldurulduğu iddiasının TTK'nun 592. maddesi gereği yazılı delille kanıtlanması gerektiği, olayda davacının yazılı delille kanıt yükümünü yerine getirmediği gibi bononun anlaşmaya aykırı doldurulması ve takibe konulması suç teşkil etmekle bu yönde yemin teklifi HUMK'nun 352. maddesine aykırı olacağından davacıya yemin teklifi hakkı da hatırlatılmadığı belirtilip yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- TTK'nun 592. maddeye göre açık senet düzenlenebilir. Böyle bir senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiası yazılı delille ya da yemin deliline dayanılmış olması halinde yemin deliliyle kanıtlanabilir.
Davacı yan delilleri arasında yemini de bildirmiştir.
Mahkemece olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yemin deliline dayanılamayacağından söz edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy