(2675 S. K. m. 38, 42) (YHGK. 27.05.2009 T. 2009/19-161 E. 2009/207 K.)
Dava: Taraflar arasındaki kayıt-kabul davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili müvekkilinin alacağının İngiltere'de yargı kararına bağlandığını, bu kararın kesin delil olarak tanınarak 188.442.284.782,32 TL. alacaklarının iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davacı yanın söz konusu yabancı mahkeme ilamının tenfizi için ayrıca dava açtığını, iş bu davanın derdest sayılması gerektiğini; kaldı ki sözleşmenin Türkiye'de kurulduğunu, esas uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini; tanıma ve tenfize ilişkin de karşılıklılık bulunmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının dayandığı yabancı mahkeme kararının eda davası sonunda verildiği ve belirli bir paranın tahsili hükmünü içerdiği; bu kararın Türkiye'de infazının ancak tenfize karar verilmekle mümkün olduğu, davacının ise yabancı ilamın içeriğine uygun düşmeyecek şekilde tanıma istediği, bu durumda tenfize karar verilemeyeceği ve kayıt kabul kararı verilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafından açılan kayıt kabul davasında alacağın İngiliz mahkeme kararı ile hükme bağlanarak kesinleştiğini, yabancı mahkeme ilamının kesin delil veya kesin hüküm şeklinde tanınarak talepleri doğrultusunda bir karar verilmesini istemiştir.
Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu'nun 42 nci maddesi, yabancı mahkeme ilamının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilamın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır. Tanımada 38 nci maddenin (a) ve (d) bentleri uygulanmaz hükmünü içermektedir.
Bu durumda mahkemece anılan hüküm doğrultusunda yabancı ilamın tenfiz şartlarını taşıyıp taşımadığının (anılan yasanın 38 nci maddesinin a ve d bentleri hariç) araştırılarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy