(2004 S. K. m. 72) (818 S. K. m. 53)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit-istirdat davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin işyerinde kaçak elektrik kullanıldığından bahisle davalı kurumca kaçak elektrik tutanağı düzenlenip, bunun fatura edildiğini, yapılan itirazın sonuçsuz kalması üzerine elektriğin kesilmemesi amacıyla borcun taksitle ödenmesi hususunda protokol imzalandığını ve ilk taksit tutarının yatırıldığını, oysa kaçak elektrik kullanımı olmadığı gibi mevzuata da aykırı davranıldığını belirterek davacının elektrik kullandığı döneme ait elektrik tüketimi bedeli ilk taksit içinde ödendiğinden borçlu olmadıklarının tesbitine, ödenmiş olan ve dava süresince ödenmek zorunda kalınacak paranın davalının uyguladığı faiz oranı olan %12 aylık faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalı vekili davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne, davacının faturadan dolayı davaya konu ettiği miktar yönünden davalıya borçlu olmadığının tesbitine, davacı tarafından ödenen 4.704.891.000.-TL.'nin dava tarihinden itibaren, yıllık %70 faiziyle davalıdan istirdadıyla davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükmün davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine hüküm Dairemizin 2002/7690 E, 2003/9989 K. 16.10.2003 günlü ilamı ile dava kaçak elektrik kullanıldığından bahisle düzenlenen fatura bedeline mahsuben yapılan ödemenin kaçak elektrik kullanımı olmadığı gerekçesiyle istirdadı ve bakiye kısmı için borçlu olunmadığının tesbitine karar verilmesi istemine ilişkindir. Yapılan bu açıklamadan anlaşılacağı üzere uyuşmazlık kaçak elektrik kullanımından kaynaklanmaktadır. Bu durumda mahkemece kaçak elektrik tutanağındaki tutanak mümziileri de hazır olduğu halde mahallinde keşif yapılıp, tutanak mümziilerinin dinlenilmesi, ayrıca davacı şirketin davalıya vermiş olduğu bila tarihli dilekçesinde kaçak elektrik kullanımından dolayı verilecek cezanın makinaların tüketimlerinin hesaplanarak verilmesinin istenmiş olduğu da gözetilerek varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davacı talebi aşılarak talepten fazlasına hükmolunması da kabul şekli itibariyle doğru değildir. gerekçeleri ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra toplanan delillere göre davacının davalı kuruma davaya konu edilen faturadan dolayı 16.217.687.000.-TL.'den dolayı borçlu olmadığının tesbitine, davacının tehdit altında ödemek zorunda kaldığı 4.704.891.000.-TL.'nin ödeme tarihi olan 25.5.2001 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Hükmün gerekçesinde yer alan ceza mahkemesinin beraat kararı delil yetersizliği nedenine dayalı olup, BK.'nun 53. maddesi uyarınca hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte değildir. Bu halde hükmüne uyulan Dairemiz bozma kararı doğrultusunda işlem yapılarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması usule aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy