(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketle yapmayı planladığı ticari iş nedeniyle davalı şirkete 3.000.000.000.-TL. bedelli çek verdiğini, daha sonra karşılıklı olarak ticari ilişkiden vazgeçildiğini, davalı çeki iade etmeyerek davalı G.'e verdiğini, bu davalının da çeki takibe koyduğunu, adı geçen davalının çeki bozuk ciro ile aldığını belirterek müvekkilinin takipten dolayı borçlu olmadıklarının tespitini istemiş, yargılama sırasında ise takip nedeniyle müvekkilinin icra veznesine ödediği 3.830.000.000.-TL.'nin ödeme tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı G. İhtiyar vekili, çekin yasal hamil sıfatı ile takibe konulduğunu, ciro silsilesinde bozukluk olmadığını müvekkilinin alacağını takipten yaklaşık 3 ay sonra alabildiğini bildirerek davanın reddi ile tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacı ve davalı şirket arasında ticari ilişki tespit edilmediği, takip konusu çekin kaydının bulunmadığı, bu nedenle davacının davalı şirkete borçlu olmadığı, çekin ciro silsilesinin düzgün olup, davalı G.'in takibe geçmesinde kötü niyetinin kanıtlanamadığı, davacı yanın teklif ettiği yeminin davalı G. tarafından yapıldığı bu itibarla adı geçen davalı hakkındaki davanın ispatlanamadığı gerekçeleriyle, davacının davalı şirket hakkındaki davasının kabulüne, 3.830.000.000.-TL.'nin 16.11.2000 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı şirketten tahsiline, davalı G. hakkındaki davanın reddine, %40 oranında haksız takip tazminatının davacıdan alınıp davalı G.'e verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- İhtiyati tedbir talebinin reddedildiği ve böylece alacaklının alacağına geç kavuşması halinin sözkonusu olmadığı gözetilmeden davacının tazminatla sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.01.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy