(6762 S. K. m. 20, 25) (818 S. K. m. 23)
Dava: Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi-menfi tesbit-çek iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, asıl davada, davalıdan çeşitli CD setleri satın aldığını, karşılığında 3.543.000.000.TL bedelli çek verdiğini, CD'lerin sözleşmede belirtilen özellikleri taşmadığını öğrenince sözleşmeyi feshettiğini davalıya 1.5.2004 tarihinde faksla bildirdiğini şirket yetkilisinin CD'leri geri almasına rağmen, çeki iade etmediğini belirterek sözleşmenin feshi ile davalıya borçlu olmadığının tespitine ve çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, birleşen davada, asıl davadaki olaylara ilave olarak, iadeyi davalı Fevzi K.'nin aldığını, asıl davanın açılmasından sonra davalı Çiğdem Ltd.Şti'nin fatura gönderdiğini, faturanın müvekkilince iade edilmesi üzerine adı geçen şirketin noter ihtarı çektiğini, her iki davalının, asıl davanın davalısı olan Elit Ltd.Şti.'ni paravan olarak kullandığını, müvekkilinin fesih konusundaki bildiriminin tüm davalılar yönünden sonuç doğurduğunu, müvekkilinin davalılara karşı sorumluluğunun olmadığını belirterek müvekkilinin çek nedeniyle davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, çekin iptaline ve davalıların %40 oranında tazminata mahkumiyetlerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Çiğdem Ltd.Şti. vekili, davalı Fevzi K.'nin tahsilat yapma ve malı iade alma yetkisinin bulunmadığını, malları iade alma olayını iade faturası ile öğrendiklerini, malların ayıplı olduğu düşünülse bile TTK. nun 25/3.maddesindeki sürelerde iade edilmediğini, davacının keyfi nedenlerle malı iade ettiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre, davacının 1.5.2004 tarihli faksla sözleşmeyi feshettiğini bildirdiği, davalı Fevzi K.'nin malları geri aldığı, noterden çekin iadesi için taahhütname verdiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 2.maddesine göre satış elemanlarının sadece sözleşme yapmakla yetkili oldukları, buna göre pazarlama elemanlarının malları iade alma ve çekin iadesi için taahhütte bulunma yetkisinin olmadığı, davacının malın ayıplı olduğu iddiasının bulunmadığı, ayıp kabul edilse bile TTK. nun 25. maddesinde belirtilen sürelerde iade yapılmadığı ayrıca BK.nun 23 ve devamı maddelerindeki hata, hile ve ikrah koşullarının oluşmadığı, zira davacının, genel olarak aldığı malların piyasada satışının zor olacağı, rağbet görmeyeceğinden bahisle sözleşmeyi feshetmek istediği, yine tacirler arasındaki ihtar ve ihbarların TTK. nun 20. maddesinde öngörülen şekilde yapılması gerektiği davacının TTK.ve BK.nunda ki usul ve hükümlere riayet etmediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 28.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy