(4389 S. K. m. 14) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin fona devredilmeden önceki zamanlarda İmar Bankası A.Ş. çalışanlarının temel ihtiyaç maddelerini sağladığını, adı geçen banka fona devredildikten sonra bu ticari ilişkinin devam ettiğini, devirden sonraki borçlar ödendiği halde önceye ait borçların ödenmemesi üzerine takip başlatıldığını, takibe itiraz edildiğini, Kadıköy 2. İcra Tetkik Mercii Hakimliğince de takibin iptaline karar verildiğini belirterek Bankalar Kanunu'nun 16/2. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğunu, bu talebin kabulü halinde davalının icra takibine yaptığı itirazının iptaline, şayet Anayasa'ya aykırılık istemi kabul edilmezse 3.291.249.532. TL. alacağın 09.07.2003 tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibin Kadıköy 2. İcra Tetkik Mercii Hakimliğince iptal edildiğini, bu nedenle itirazın iptali davasının konusuz kaldığını, davanın Kadıköy Mahkemelerinde açılması gerektiğini, davacının dayandığı hukuki sebeplerin birbirinden farklı olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre,davacının İmar Bankası A.Ş. çalışanlarının temel ihtiyaçlarını karşıladığı, irsaliyeli fatura içeriğindeki malların teslim alındığı, davacının fatura bedellerini talep hakkının doğduğu gerekçeleriyle davacının davasının kabulüne, 3.291.249.532. TL. alacağın dava tarihinden itibaren % 48 oranını aşmamak ve değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline, faizin başlangıcına ilişkin fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle dava konusu emtianın davalıya teslim edildiğinin ve bedelinin ödenmediğinin kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı banka 4389 Sayılı Yasanın 14. maddesi gereğince fona devredildiğinden anılan yasanın 14/5-c maddesi gereği harçtan muaftır. Mahkemece bu yön gözden kaçırılarak davalı aleyhine harca hükmedilmesi doğru değilse de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK.nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 3 nolu paragrafının karardan çıkartılmasına ve yerine davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına sözcükleri yazılarak hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 05.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy