(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki karşılıklı menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı esas davanın reddine, karşı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı karşı davalı vekili müvekkiline ilişkin işyerinde karşı taraf elemanlarınca kaçak elektrik kullanıldığı gerekçesiyle zabıt tutulduğunu, 9.703.000.000.-TL. kaçak elektrik faturası düzenlendiğini ileri sürerek müvekkilinin davalı-karşı davacı TEDAŞ'a borçlu olmadığına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı karşı davacı vekili 2002/736 Esas s. dosyada ise davalı karşı davacı TEDAŞ vekili karşı tarafın işyerinde yapılan kontrolde kaçak elektrik kullanıldığının belirlendiğini, kaçak elektrik faturasından kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibinin haksız itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiş, her iki dosya arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu gerekçesiyle bu dosya temyize konu dosya ile birleştirilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili karşı tarafın kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini beyan ederek asıl davanın reddine, birleştirilen davanın ise kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davacı karşı davalının kaçak elektrik kullanmasından kaynaklanan borcunun 9.804.670.000.-TL. olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, davalı karşı davacının birleştirilen itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile takibin 9.804.670.000.-TL.asıl alacağa takip gününden itibaren %70 reeskont faizi uygulanarak devamına, %40 icra inkar tazminatının davacı karşı davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı karşı davacı TEDAŞ vekilince temyiz edilmiştir.
1- Birleştirilen itirazın iptali davasında davacı TEDAŞ alacağının reddedilen kısmı yönünden hükümü temyiz etmiş ise de, temyiz edilen miktar hüküm tarihi itibarıyla 1.000.000.000.-TL.lık temyiz kesinlik sınırı altında kaldığından TEDAŞ vekilinin birleştirilen davaya yönelik temyiz isteminin miktar yönünden reddi gerekmiştir.
2- TEDAŞ vekilinin asıl davaya yönelik temyizine gelince, asıl dava reddolunduğuna göre reddolunan miktar üzerinden TEDAŞ yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmek gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1 no.lu bentte açıklanan sebeplerle TEDAŞ'ın birleştirilen davaya yönelik temyiz isteminin miktar yönünden reddine, 2 no.lu bentte açıklanan sebeplerle asıl davanın TEDAŞ yararına BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 09.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy