(2004 S. K. m. 165/2, 177/4)
Dava: Taraflar arasındaki iflas davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı şirket vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirketin ilama bağlanmış alacağı ödemediğini ileri sürerek iflasa karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili şirkete ait maden sahası ve ocağının işletme hakkına haciz koyduğunu, bunların satışını talep etmeden iflas isteyemeyeceğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davalı şirketin ilama bağlanmış alacağı icra emri tebliğine rağmen ödemediği gerekçesiyle iflasına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
İİK. nun 165/2. maddesine göre iflasa karar verilmesinden sonra iflas davasından feragat geçersiz olduğundan davacının feragatinin önemi bulunmamaktadır.
Davacı, İİK. nun 177/4. maddesine dayanarak doğrudan doğruya iflas davası açmıştır. Anılan hükme göre Türkiye'de ikametgahı bulunan borçlu dinlenmek üzere mahkemeye çağrılır. Mahkemece bu yön gözetilmeden ve anılan hüküm uyarınca işlem yapılmadan iflasa karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy