(2004 S. K. m. 67) (3095 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasındaki birleştirilen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin yurt dışında mukim turizm şirketi olduğunu, davalı şirkete verilen hizmetler için tanzim edilen toplam 5201,84 DEM ve 2616,500 İtalyan Lireti tutarındaki faturaların ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptaline, % 40'tan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemenin bu dava dosyası ile birleştirilen İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/207 Esas sayılı dosyasında davacı vekili davalı şirkete verilen hizmetlere ilişkin muhtelif tarih ve miktarlı olarak USD ve GBP cinsinden düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili için ayrıca başlatılan takibe vaki itirazın iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin takibe konulan dosyalardaki tutar kadar değil, cari hesaptan en fazla 8580 İngiliz Sterlini borcu bulunduğunu bildirerek bu miktarın üzerindeki talebin reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davacının davaya konu takip dosyalarından toplam 8580 GBP alacaklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/207 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne, takip dosyasında davalının itirazının 8580 GBP için iptaline, takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi hükmüne göre faiz yürütülerek takibin diğer koşullarla devamına, % 40 icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece alınan 21.03.2003 havale tarihli ilk bilirkişi raporunda, davalı şirket kayıtlarından çıkarılan muavin hesap listelerinden davacıya yapılan ödemelerin USD, DM, GBP, İTL, HFL, CHF gibi altı ayrı para birimi ile yapıldığı, davalı tarafça kayıtların TL olarak tutulması yanında her bir para birimine göre tutulmuş ayrı ayrı yardımcı kayıtların olmaması nedeniyle davacı talebinin DM ve Liret olarak hesabının yapılmasına imkan bulunmadığı belirtilmiştir.
Bu rapora itiraz üzerine alınan 27.05.2004 tarihli bilirkişi kurulu raporunda ise davalı şirket kayıtlarından çıkarıldığı anlaşılan, davacı firma ile ilgili TL hesap ekstresinin tetkikinde, davacı yanın bakiyesi takibe konu ettiği DM ve İTL para cinsinden faturaları yanında USD, GBP, HFL, CHF para cinsinden faturalarının aynı hesap ekstresine karışık olarak yer aldığı, davacı firmaya muhtelif cins para birimleri ile yapılan ödemelerin de bu hesap ekstresinde yine karışık olarak ve TL karşılığı ile yer aldığı görülmüş olup, gerek davacı faturalarında ve gerekse davalı ödemelerinde hangi kurun uygulandığı hususunda bir açıklamaya yer verilmediğinden, davacı yanın yukarıda bahsi geçen DM ve İTL cinsinden hesap listesindeki borç bakiyelerinin davalı şirketin kayıtları ile yeniden karşılaştırılarak bir sonuca varmak istenilmiş ise de, arz edilen sebeplerden dolayı bunun mümkün olmadığı belirtilerek GBP cinsinden borç belirlenmiş, mahkemece de alınan rapora göre hüküm kurulmuştur.
Davacı şirkete ait ticari defterlerin ilgili kısımları dosyaya sunulmuştur. Bu durumda mahkemece, bu kayıtlara göre davacı şirketin alacağını teşkil eden kayıtların, seçilecek yeni bilirkişi kurulu marifetiyle davalı defterleri ile birlikte incelenerek değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacının bu yöndeki itirazları da göz ardı edilerek eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy