(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili aleyhine 3.000.000.000.TL bedelli senedin tahsili için davalı tarafça başlatılan icra takibinden sonra tarafların 2.3.2000 tarihli sözleşmeyi imzaladıklarını 20.6.2000 tarihine kadar sözleşmede belirtilen hisse senetlerinin davalıya tesliminin kararlaştırıldığını, teminat olarak da 20.6.2000 vadeli ve 4.000.000.000.TL bedelli senedin verildiğini, müvekkilince hisse senetlerinin satın alınamadığını ve teminat senedinin ayrı bir takibe konulduğunu belirterek bu senetten dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, senedin ve takibin iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sözleşme gereği edimini yerine getirmediğini, senedin bu nedenle icraya konulduğunu, bu dava açıldıktan sonra önceki takip dosyasına borcun ödendiğini, sözleşmeye göre yatırım hisselerinin değerleri nazara alınarak masraf ve vekalet ücreti ilavesiyle 20.6.2000 tarihinden bu güne kadar ticari faiz hesaplanarak davacının borcunun tespiti ve ödemenin düşülmesi gerektiğini bildirmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davacının 2000/422 esas sayılı önceki takip dosyasında toplam 7.021.000.000.TL ödeme yaptığı bu takibe istinaden yapılan sözleşmenin ve sözleşmeye teminat olarak verilen 4.000.000.000.TL'lık senet borcunun da ödenmiş olduğu, davacının bu senetten dolayı borcunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne senedin ve icra takibinin iptaline, davalı aleyhine %40 tazminata karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun uzman bilirkişi raporu ile davaya konu teminat senedinin karşılıksız kaldığının anlaşılmasına, yargılama aşamasında ileri sürülmeyen hususların temyiz konusu yapılamayacağına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 14.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy