(2004 S. K. m. 142)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, davanın niteliği itibariyle bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, dava dışı borçlu Metin Denli'yi ilişkin 34 ... 917 plakalı aracın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde alacağı muvazaaya dayanan davalının ilk sıraya alındığını, borçlunun ödeme emrini icra müdürlüğünde tebliğ alarak sürelerden feragat ettiğini, bununla gelebilecek sair hacizlerden korunmaya çalıştığını, kendi takipleri başlayıncaya kadar davalının dosyasından hiçbir işlem yapılmadığını bildirerek satış bedelinin kendilerine isabet ettirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı muvazaa iddiasının suni olduğunu, kendi icra takibinin davalı yanca kambiyo senedine dayanılarak yapılan takipten daha değersiz olmadığını, davalı yanın takibinin kendi takibinden daha sonraki bir tarihte yapıldığını, davacının amacının kendisini alacağına kavuşmaktan mahrum bırakmak olduğunu ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya ve dosya kapsamı delillere göre, ispat yükü üzerinde bulunan davalı herhangi bir delil ibraz etmediği, borçlunun davalı yanca yapılan takip üzerine ödeme emrini dairede tebellüğ ettiği ve sürelerden feragat ederek araç üzerine haciz koydurduğu, davacının icra takibine başlaması üzerine de satış işlemlerine giriştiği gerekçesiyle davanın kabulüne ve satış bedelinin tamamının davacının alacaklı olduğu takip dosyasına ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Alacağın esas veya miktarına yönelik sıra cetveline itiraz davasının kabulü halinde davalıya ayrılan paydan öncelikle davacının alacağının karşılanmasına biçiminde karar verilmelidir. Somut olayda paylaşıma konu bedel 13.079.000.000.TL olup, davacı alacağı, 9.180.800.000.TL'dir. Satış bedelinin tamamının davacıya ödenmesine ait mahkeme kararı bu bakımdan isabetli görülmediği gibi, sıra cetveline itiraz davalarında vekalet ücreti ve yargılama harçları maktu tarifeden hesaplanması gerekirken yazılı biçimde nisbi tarifeden hesap yapılması da doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 06.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy