(2004 S. K. m. 140, 142, 219, 232, 235) (6762 S. K. m. 662)
Dava: Davacı Nusret Karasu ile davalı Müflis Ahmet Şimşek İflas İdaresi Mem. Av. İsmail Bağdatlı arasında görülen dava hakkında Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 29.3.2004 gün ve 1081-290 sayılı hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 24.2.2005 gün ve 5129-1799 sayılı ilamına karşı davacı tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, Ahmet Şimşek'in 13.12.2000 tarihinde iflasına karar verildiğini, müflisten 8.3.1998 vadeli 3.300.000.DM, 8.5.1998 vadeli 4.500.000.DM, 8.7.1998 vadeli 500.000 DM bedelli senetlerden dolayı alacağı bulunduğunu, iflas masasına bildirilen alacağın kısmen kabul edilmediğini, 8.3.1998 vadeli 3.300.000.DM bedelli senedin zamanaşımına uğramadığını, alacağın 27.2.2001 tarihinde 3 yıllık süre dolmadan iflas masasına bildirildiğini, iflas tarihine kadar işleyen faizin de anapara olarak iflas masasına yazılması gerektiğini ileri sürerek, 4.300.000 DM asıl alacak ve 1.500.000.DM işlemiş faizden oluşan 5.800.000 DM'nin fiili ödeme günündeki rayice göre Türk Lirası olarak ödenmesi için sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı iflas idaresi cevabında, alacağın İİK. nun 219. maddesinde öngörülen sürede iflas masasına bildirilmediğini, TTK. nun 662. maddesi uyarınca alacağın zamanaşımına uğradığını, müflisin ticari defterlerinde dava konusu alacağın kaydına rastlanmadığını, alacağın dayandığı temel ilişki araştırılarak varlığının saptanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının 8.3.1998 vadeli 3.300.000 DM bedelli senetten dolayı alacaklı olduğunu kanıtlayamadığı, müflisin ticari defterlerinde bonoyla ilgili kaydın bulunmadığı, iflas idaresince kabul edilen iki adet bononun vade tarihinden iflas tarihine kadar olan faizinin kaydının istenebileceği gerekçesiyle 62.005.020.000.TL'nin iflas masasına kayıt ve kabulüne diğer taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 24.2.2005 tarihli 5129/1799 sayılı kararıyla hüküm onanmış, davacı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Sıra cetveli ile ilgili hükümler icra ve iflas Kanunumuzda yer almaktadır.
Hacizde sıra cetveli İİK. nun 140. maddesinde, iflasta sıra cetveli İİK. nun 232. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Hacizde sıra cetveli düzenlenmesi için mahcuz malın satış bedelinin haciz uygulayan alacaklıların alacağını karşılamaması gerekir. İflasta sıra cetveli her halükarda düzenlenmek zorundadır. Sıra cetveline karşı alacaklılar itirazda bulunabilir. Hacizde sıra cetveline itiraz İİK. nun 142. maddesinde iflasta sıra cetveline itiraz İİK. nun 235. maddesinde düzenlenmiştir. İflasta sıra cetveline itiraz davası uygulamada bir alacağın masaya kaydı için açılmışsa kayıt kabul davası olarak, bir alacağın masadan çıkarılması için açılmış ise kayıt terkini davası olarak nitelendirilmektedir. Davacının, karar başlığında sıra cetveline itiraz davası yazılıp karar içeriğinde kayıt kabulden bahsedilmesinin çelişki olduğuna ilişkin karar düzeltme istemi açıklanan nedenle yerinde görülmemiştir.
Ahmet Şimşek'in 13.12.2000 tarihinde iflasına karar verilmiş, 17.3.2001 tarihinde iflasın açıldığı ilan edilmiştir. Davacı 27.2.2001 tarihinde Bakırköy İcra Müdürlüğü kanalıyla gönderdiği dilekçede alacağın iflas masasına kaydını istemiştir. İflas idaresi kaydı istenen alacağı kısmen kabul etmiş, 8.3.1998 vadeli senedin zamanaşımına uğradığı, kaydının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle bu senet yönünden talep reddedilmiştir. İflas idaresinin kayıt talebini bu gerekçeyle reddetmesi açılan sıra cetveline itiraz (kayıt-kabul) davasında böyle bir alacağın bulunmadığını savunmasına engel değildir. Sıra cetveline itiraz (kayıt-kabul veya kayıt terkini) davalarında bono alacağın varlığına tek başına yeterli delil olarak kabul edilemez. Davacı alacağını bonoyu doğrulayan başka delillerle kanıtlayamadığından ve müflis şirket kayıtlarında alacağa rastlanmadığından davacının 8.3.1998 vadeli bono yönünden kayıt talebinin reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Mahkemece bu senetle ilgili talebin reddedilmesinin nedeni bononun zamanaşımına uğramasına dayalı bulunmadığından bononun zamanaşımına uğramadığına ilişkin davacı iddiası sonuca etkili görülmemiştir.
Avukat olan davacının vekille temsil edilmediği halde ilamda davacı vekilinden söz edilmesi maddi hata niteliğinde olup hükmün sonucuna etkili bulunmadığından bu yöne ilişkin karar düzeltme istemi de yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme isteminin REDDİNE, takdiren 123,90.YTL. para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 13.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy