(6762 S. K. m. 588)
Dava: Taraflar arasındaki birleştirilen senet iptali-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın da reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı kooperatif dairesini satarak bedelin bir kısmını peşin aldığını, peşinatın teminatı olarak da boş bir senet verdiğini davalının bakiye satış bedelini ödemediği gibi boş senedi de 5.000.000.000. TL. yazarak icraya verdiğini belirterek senedin iptaline ve borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı, 2004/138 Esas 316 Karar sayılı dosyada davalıya satıp devrettiği daireden dolayı bakiye 4.160.000.000. TL. alacaklı bulunduğunu bildirerek bu miktarın tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, takibe konu 5.000.000.000. TL.'lik senedin davacı tarafından imzalanıp verildiğini, daire alım satımıyla ilgisinin olmadığını, teminat olarak verilen 2.340.000.000. TL'lik senedi iadeye hazırladıklarını daire bedelinin tamamının devir sırasında ödendiğini ve borçlu olmadıklarını bildirerek her iki davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre icra takibinin 5.000.000.000. TL.'lik bonoya dayalı yapıldığı, senetteki imzanın tarafların eli ürünü olup olmadığının saptanamadığı, davacının kooperatif üyelik ve alacak hakkını davalıya devrettiğini, 4200 Dolar bedelli üyelik hakkının 2.340.000.000. TL.'sinin peşin olarak davalı tarafından ödendiği ve karşılığında aynı miktarlı teminat senedi alındığı, bakiye bedelin ödendiği ve takibe konu 5.000.000.000. TL.'lik senedin kooperatif üyelik hakkı devriyle ilgili olmayıp verilen borç paraya karşılık davacıdan alındığı hususunda davalının yemin eda ettiği gerekçesiyle ispatlanamayan her iki davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacının mahkemeye verdiği 12.12.2003 tarihli dilekçesinde menfi tesbit davasına konu senedi boş olarak ve teminat amacıyla verdiğini, ancak daha sonra davalının eline geçtiğini ve 5 milyar TL. doldurarak icra takibinde bulunduğunu açıkça belirtmiş bulunmasına göre, davacının anılan senetteki imzaya yönelik temyiz itirazı yerinde olmadığı gibi, bononun anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu yolundaki iddiasını yazılı delille kanıtlayamamış bulunmasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Birleştirilen dosyadaki alacak davasında ise, davacı iddiasını kooperatif payının davalıya devrine dayandırmıştır. Davacının kooperatif hissesini 6.500.000.000. TL. ye davalıya devrettiği tarafların imzasını taşıyan 5.5.2001 tarihli protokolden anlaşılmaktadır. Davalı, devir bedelinin 2.340.000.000. TL. sini peşin ödediğini, hatta buna karşılık davacıdan aynı bedelli teminat senedi aldığını, 2.340.000.000 TL. bedelli teminat senedini iadeye hazır olduğunu, bakiye 4.160.000.000. TL. borcunu da döviz ve TL. olarak ödediğini savunmuştur. Ödemeyi ispat külfeti borçlu davalıya aittir. Tarafların imzasını taşıyan protokolde kooperatif hisse devri yapılacağı sırada borcun ödeneceği yazılıdır. Davacının 15.6.2001 tarihli dilekçesi ile kooperatiften istifa ettiği ve kooperatif hissesinin davalıya geçtiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davalıdan ödemeye ilişkin delilleri sorularak ve ayrıca davacının kooperatife verdiği istifa dilekçesi ve sair belgeler de bu yönden incelenerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre birleşen dosya hakkında bir karar verilmesi gerekirken ispat külfeti kendisine düşmeyen davacının teklif ettiği icapsız yemine dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy