(2004 S. K. m. 140) (4721 S. K. m. 2)
Taraflar arasındaki kayıt-kabul davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen REDDİNE yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de konu itibariyle bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar
Dava davacı müflis banka tarafından davalı şirketle akdedilen kredi sözleşmesi nedeniyle doğan toplam 14.906.648.-DEM alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek %10 faiz ve BSMV ile tahsili istemi ile açılmış; yargılama sırasında davalı şirketin iflası üzerine kayıt kabul davasına dönüşmüştür.
Davalı yan taraflar arasındaki kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun tasfiyesi için düzenlenen protokolün, 4 ve 6 ncı maddelerindeki taliki şartlar gerçekleşmediğinden yürürlüğe girmediğini; protokolün geçerliliği kabul edilse bile davacı yana fazlasıyla ödeme yapıldığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre; davalı yanın protokol kapsamındaki ödemelerinin bir kısmını yapmadığının davacı kayıtlarından anlaşıldığı, protokolün ihlalini düzenleyen 9 uncu madde uyarınca ihlal halinde davacı yanın taraflar arasında mevcut kredi belge ve sözleşmeler çerçevesinde yasal haklarını kullanabileceği; 4 ve 6 ncı maddede yer alan taliki şartların tahakkuk etmemesi nedeniyle davalının protokolle kabul ettiği borç miktarı ile sorumlu olmayacağı ve önceki kredi belgeleri kapsamında oluşan 155.464.803.114.TL. alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiş; hüküm davacı iflas idaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık banka kredi borcunun 29.05.1992 tarihli protokolde kabul edilen miktar üzerinden mi, yoksa kredi ilişkisinin dayanağı olan belge ve sözleşmeler uyarınca mı ödenmesi gerektiği noktasında toplanmaktadır.
Davaya dayanak kılınan protokolün 4 üncü maddesi protokolün yürürlük kazanması, 6 ncı maddesi ise protokoldeki borç tasfiye planının yürürlüğe girmesine ilişkindir. Anılan maddelerde davalı şirkete bazı mükellefiyetler yüklenmiştir. Bunların taliki şart olarak nitelendirilmesi ve yerine getirilmediğinden bahisle protokolün yürürlüğe girmediğinin kabulü yerinde değildir. Zira davalı borçlunun protokolde yüklendiği mükellefiyetleri yerine getirmemesi, ancak alacaklı banka yönünden protokolün feshi nedeni yapılabilir. Bir kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak talep etmesi hukukun genel ilkelerine ve Medeni Kanun'un 2 nci maddesinde düzenlenen iyiniyet kurallarına aykırıdır. Öte yandan davacı protokol uyarınca 500.000.-DEM tutarındaki çeki ciro yoluyla devralarak protokolün yürürlüğünü kabul etmiştir.
Bu durumda mahkemece, protokolün davalı borçlu tarafından ihlal edildiği gözden kaçırılarak, alacaklı davacıyı korumak maksadıyla konulmuş bulunan 9 uncu maddenin, davacı aleyhine yorumlanarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy