(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki birleştirilen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı esas davanın kabulüne birleştirilen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı vekili ile davalı Kooperatif yetkilisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Dava ve birleşen davalar, davacı tarafından davalıya satıldığı iddia edilen inşaat malzemesi bedellerinin ödenmemesi sonucu alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takiplerine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Birleşen dosyadaki davalılar Kazım Zozik ve Süleyman Dinçer ile asıl davadaki davalı kooperatif vekili davacının icra takibine konu ettiği faturaların tamamen hayali olarak tanzim edildiğini, bu hayali faturada belirtilen malzemelerin mahkemeye sundukları faturadan da anlaşılacağı üzere Altın İnşaat Malzemeleri Paz. Tic. Ltd. Şti.den satın alındığını ve bedellerinin ödendiğini, daha önceki tarihlerde faturaya dayalı olarak davacı şirketten aldıkları malzeme bedellerinin ise ödenmiş olduğunu ve borçlarının kalmadığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davalı SS. Altınkent Konut Yapı Kooperatifi hakkındaki davanın kabulüne, bu davalının asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına, bu dava ile birleştirilmiş olan sair davalılar hakkındaki davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı kooperatif yetkilisi tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalı kooperatifin temyizi bakımından, davacı sattığı mal bedelini itirazın iptali davasına konu etmiştir.
Davalı davacıdan daha önceleri satın almış olduğu malların bedellerini ödediğini, takibin dayanağı olan faturadaki malları davacıdan değil, dava dışı Altın İnşaat Ltd. Şti'nden aldığını ve bedellerini de ödediğini savunmuştur. Bu durumda, davacı davalıya dava konusu fatura kapsamındaki malları satıp teslim ettiğini kanıtlamakla yükümlüdür. Oysa davacı, mal verdiğine ait irsaliye sunamamıştır. Fatura, tek başına akdi ilişkiyi kanıtlamaya yeterli değildir. Kaldı ki sunulan fatura, kapalı fatura niteliğinde olduğundan, kural olarak borcun ödendiğine karine teşkil eder. Bu karinenin aksi de kanıtlanamamıştır. Mahkemece durum bu açıdan değerlendirilmeksizin anılan davalının sorumluğu yolunda hüküm kurulmuş olması yanlıştır.
2- Davacının temyiz itirazlarına gelince;
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerde gerektirici nedenlere ve delilerin takdirinde isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Davalılardan Kazım Zozik aleyhindeki davada da, davacı yukarda niteliği belirtilen şekilde kapalı fatura sunmuştur. Bu davalı yönünden iddia ve savunma değerlendirilip kapalı faturaya ait ilkeler de gözetilmek suretiyle uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken kesin hüküm niteliği bulunmayan icra hakimliğinin verdiği karara dayanılarak bu davalı hakkındaki davanın belirtilen gerekçe ile reddedilmiş olması usule aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın 1 no.lu bentte gösterilen sebeple davalı Kooperatif yararına 3 no.lu bentte gösterilen sebeple davacı yararına BOZULMASINA, 2 no.lu bentte gösterilen sebeplerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, peşin harcın istem halinde iadesine, 28.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy