(2004 S. K. m. 50, 265) (1086 S. K. m. 12)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur. Hükmüne uyulan Dairemiz bozma kararında "davalı borçlunun İcra Dairesinin yetkisine itiraz ettiği, mahkemece öncelikle yetki itirazının incelenmesi gerekirken, bu konuda bir karar verilmeden işin esasına girilmesinin yanlış olduğu" belirtilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda İcra Dairesinin yetkisiz olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlığa konu genel kredi sözleşmesi davacı bankanın İskilip Şubesinde, takibin dayanağı olarak gösterilen 4.5.1998 tarihli zeyilname ise çorum Şubesinde düzenlenmiştir. Davacı Çorum Mahkemesinden ihtiyati haciz kararı aldıktan sonra icra takibine girişmiştir. İhtiyati hacizden sonra girişilecek icra takibi ( aslında yetkisiz fakat İİK.nun 265. maddesine göre ihtiyati haciz kararına yetki yönünden itirazda bulunulmadığı için yetkisi kesinleşmiş olan ) ihtiyati haciz kararını veren mahkemenin bulunduğu yerdeki İcra dairesinde de yapılabilir ( Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü 5. Baskı, Sh. 302 ).
Bu durumda, mahkemece İİK.nun 50. maddesi yolu ile uygulanması gerekli HUMK.nun 12. maddesi uyarınca çorum İcra Dairesinin de yetkili olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.7.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy