(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek. Av. Y. Sunar ve Av. A. Hanyaloğlu ile davalı vek. Av. B. Özcan ve Av. E. Özcan'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının oyçokluğu ile reddine,
2- Dairemizin 3.3.2003 tarihli bozma ilamından sonra davacı vasisi İ. B. Özcan'ın mahkemeye verdiği 5.5.2003 tarihli dilekçede davalının icra dosyasındaki alacağının bir kısmını T. Akgün'e temlik ettiğini belirterek temlik alan T. Akgün'ün davaya dahil edilmesini istemiş, mahkemece de anılan dilekçe üzerine bozma ilamına uyulduktan sonra davaya dahil edilecektir meşruhatı düşülmesine rağmen bu yön üzerinde durulmadan gerçekte alacağın bir kısmının temlik edilip edilmediği araştırılmadan ve edilmişse temlik alacaklısının davaya dahil edilmeden hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, menfi tesbit davasını kazanan borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için davalı alacaklının yaptığı icra takibinin haksız bulunması yeterli olmayıp ayrıca takibin kötü niyetli olarak yapılmış olması gerekir. Somut olayda davalının icra takibinde kötü niyetli olduğu karar yerinde tartışılmadan yazılı gerekçe ile davalının tazminat ile sorumlu tutulması isabetli olmadığı gibi, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca davacı yararına 4.440.00.-YTL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken gerekçesi açıklanmadan 5.570.00.-YTL vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin, 2 nolu bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının oyçokluğu ile reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün oybirliği ile BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 400.-YTL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.10.2005 gününde karar verildi.
KARŞI OY
Temyiz incelemesi sırasında belirttiğim nedenlerle sayın çoğunluğun 1 nolu bentte belirtilen ret görüşüne katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy