(1086 S. K.m. 388, 389) (2004 S. K. m. 67, 72)
Taraflar arasındaki karşılıklı menfi tespit-itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın REDDİNE, karşı davanın konusuz kalması sebebiyle, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka ile akdettiği genel kredi sözleşmeleri uyarınca kredi borcu bulunduğunu, bu borcun taksitlendirilmesi gerekirken taksitlendirilmeyerek ve yasal mevzuata aykırı olarak yüksek tutarda faizi de eklenmek suretiyle iki ayrı icra takibine konu yapıldığını belirterek, faizlerin yasal olmayan kısmının iptaline, aynı borç için iki ayrı icra takibi yapıldığının tespitine, haksız icra takibi nedeniyle %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde davacının kullanmış olduğu kredi borcunun, meydana gelen sel felaketi nedeniyle Bakanlar Kurulu Kararıyla taksitlendirildiği halde, borcun vadesinde ödenmediğini ve takibe konu olan tutarda, davacının borçlu bulunduğunu bildirerek davanın reddini savunmuş ve ayrıca açtığı Karabük 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/49 Esas, sayılı dosyasında davacı borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve %40 oranında icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yerel mahkemece aralarındaki hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle ayrı ayrı açılan davaların birleştirilmesine karar verilmiş ve yargılamaya 2001/133 Esas sayılı dava dosyası üzerinden devam edilerek davacı-karşı davalı B. Sesbakan'ın açmış olduğu menfi tespit davasından feragat etmesi üzerine feragat nedeniyle davacının davasının REDDİNE, davalı karşı davacının açtığı davasının da konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiş, hükmün davacı vekilince temyizi sonucunda Dairemizin 6.10.2004 tarihli 2004/1491 Esas, 9740/Karar sayılı ilamıyla BOZULMASINA hükmedilmiştir.
Yerel mahkeme tarafından bozma ilamına uyularak, davacı yanın davasının feragat nedeniyle reddine, karşı davacı davalının davasının konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına davacının takip konusu alacağının %40'ı oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde bozma ilamının gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki, birleştirilen itirazın iptali davasının konusu Karabük İcra Müdürlüğünün 2000/676 sayılı takip dosyası olduğuna göre ve bu dosyayla ilgili hüküm kurulup icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken, yerel mahkeme kararının gerekçe bölümünde birleştirilen itirazın iptali davasının konusu olmayan Karabük İcra Müdürlüğünün 2000/677 sayılı takip dosyasına konu edilen alacağın %40'ı oranında inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğinden söz edilerek hüküm fıkrasının üçüncü bendinde takip dosyası numarası da yazılmadan takip konusu alacağın %40'oranında icra inkar tazminatına karar verilmiş ve böylece infazda tereddüt yaratacak biçimde hüküm oluşturulmuştur. Bu durum itibariyle tesis edilen hüküm talebe aykırı olduğu gibi, HUMK.nun 388/son ve 389. maddelerine de aykırılık oluşturduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy