(7201 S. K. m. 28, 27) (1086 S. K. m. 38)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, müvekkilinin elektrik abonesi olduğu davalı şirketin eksik tüketim faturası düzenlediğini, kaçak elektrik kullanılmadığını belirterek. 409.018.700.000.-TL bedelli faturadan dolayı borçlu olmadıklarının tespiti ile ödenmiş olan 91.398.050.000.-TL'nin ve yanlış tarife uygulanması nedeniyle geçmiş dönemde haksız olarak fazladan tahsil edilen şimdilik 50.000.000.000 TL. nın faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermediği gibi yargılamaya da katılmamıştır.
Mahkemece, benimsenen asıl ve ek bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının davasının kabulüne, 21.11.2004 tarihli 409.018.700.000TL bedelli eksik tüketim hesaplamasından dolayı borçlu olmadığının tespiti ile bu faturanın iptaline bu fatura ile ilgili yapmış olan 20.4.2004 tarihli taksit tablosunun iptali ile ödenmiş olan 91.398.050.000TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, faturalara yanlış tarife uygulanması nedeniyle geçmiş dönemde haksız olarak fazla tahsil edilen 13.204.801.446.-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı şirkete ait elektrik enerjisi tüketim faturalarında davalı Boğaziçi Elektrik Dasitim A.Ş Genel Müdürlüğünün adresi Abdülhak Hamit Cad. No:79 80090 Taksim/İstanbul olarak gösterilmiştir.
Davalı temyiz dilekçesinde dava dilekçesinin tebliğ edildiği
. adresindeki Avcılar İşletme Müdürlüğünün tüzel kişiliği olmayan ve şube niteliğinde bulunmayan bir birimi olduğu ve davalı şirket adına tebligatı kabule yetkili olmadığını bildirerek dava dilekçesinin Genel Müdürlüğe usulüne uygun tebliğ edilmediğini ileri sürmüştür.
Davalının davaya cevap vermediği ve yargılamada temsil olunmadığı dosya içerisinden anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca davalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmeden, tebliğ edilip taraf teşkili sağlanmadan yargılama yapılarak hüküm kurulması savunma hakkını kısıtlayan esaslı bir usul hatası olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 7.2.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy