(2004 S. K. m. 206) (6183 S. K. m. 21, 69)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı hazine vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı Vergi Dairesi (Hazine) vekili dava dışı borçlu Kadir Baydemir'e ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 21 nci maddesine aykırı olarak hacizlerinin ilk hacze iştirak ettirilmediğini ve aynı madde uyarınca birinci sıraya alınmadığını ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Şekerbank TAŞ vekili davacı Vergi Dairesi tarafından satıştan önce kesin haciz istenmişse davayı kabul ettiklerini, diğer davalı TMSF vekili ise 4949 sayılı yasa ile davacıya tanınan imtiyazların kaldırıldığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İcra Mahkemesi'nce yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre, 4949 sayılı yasa ile İcra ve İflas Kanunu'nun 206 ncı maddesinde yapılan değişiklik sonrasında davacı Vergi Dairesinin alacağının adi alacaklarla birlikte işlem göreceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı Vergi Dairesi (Hazine) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Vergi Dairesi'nin istemi hacizlerinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 21 nci maddesi uyarınca ilk hacze iştirak ettirilmesi gerektiğine yöneliktir. Anılan yasa hükmüne göre, üçüncü şahıslar tarafından haczedilen mallar paraya çevrilmeden evvel o mal üzerine kamu alacağı için de haciz konulması halinde kamu idaresi önceki hacze iştirak eder. Aynı yasanın 69 ncu maddesine göre ise, birden çok kamu idaresinin koyduğu hacizler, tarih sırası esasına göre sıralanırlar.
Somut olayda 4389 sayılı Bankalar Kanunu uyarınca alacağı kamu alacağı sayılan TMSF'nin 12.12.2002 tarihli haczi ilk hacizdir ve yukarıdaki ilke gereği, Vergi Dairesi'nin bu hacze iştiraki mümkün değildir. Ne var ki, Vergi Dairesi ile davalılardan Mustafa Altınel'in hacizleri 24.03.2003 günü olup bu iki haczin birbirlerine iştirak ettirilerek davalı TMSF'den arta kalan payın aralarında garameten taksimi gerekir.
Mahkemece davacı Vergi Dairesinin alacağının İcra ve İflas Kanunu'nun 206 ncı maddesi gereğince adi alacak olduğu belirtilmişse de, bu madde kural olarak iflas yolu ile tasfiyede uygulanabilecek bir hükümdür. Öte yandan anılan maddede Vergi Dairesi alacağına imtiyaz tanınmamış olması, 6183 sayılı yasanın 21/I nci maddesi uyarınca bu alacak için konulan haczin, üçüncü şahıslar tarafından konulan hacizlere iştirak edemeyeceği anlamında da yorumlanamaz.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, davacı yanın sair temyiz itirazlarının bozma nedenine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 10.11.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy