(2004 S. K. m. 91)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı SSK Başkanlığı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı Arda Vergi Dairesi (Hazine) vekili, davalı borçlu Münir Çetin'e ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde, tapu kaydındaki haciz şerhinde alacak miktarının sıfır göründüğü gerekçesiyle kendilerine pay ayrılmadığını; oysa taşınmaz üzerine 21.06.2001 günü haciz koyduklarını ve taşınmazın 10.05.2002 günü satıldığını, alacak miktarının ise 27.09.2003 günlü yazı ile icra müdürlüğüne bildirildiğini ileri sürerek ilk hacze iştiraklerinin sağlanması bakımından sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı borçlu Münir Çetin yargılamaya katılmamış; davalı SSK. Başkanlığı vekili uyuşmazlığın miktara ilişkin olduğunu ileri sürerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, diğer davalı A. Fatih Yılmaz vekili ise davacı alacağının 3.000.000.000,-TL.lık kısmının borçludan talep edilebileceğini ve bu kısmın garameye dahil edilmesine bir itirazları bulunmadığını, bakiye miktarın ise şirketten kaynaklandığını ve adı geçen borçludan tahsiline yasal imkan bulunmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
İcra Mahkemesi'nce yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre, davacı vergi dairesi haczinin tapu sicil kayıtlarına işlenirken alacak miktarının belirtilmediği, bilgisayar tarafından otomatik olarak sıfır yazıldığı, davacı kurumun ilk hacze iştirak ettirilerek paylaşıma konu bedelin buna göre dağıtılması gerektiğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı SSK. Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle İcra ve İflas Kanunu'nun 91 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile öngörülen ve her zaman ikmali mümkün bulunan bildirme mükellefiyetinin yerine getirilmemesinin haczin geçersizliği sonucunu doğurmayacak nitelikte bulunmasına göre, davalı SSK. Başkanlığı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan İcra Mahkemesi kararının İcra ve İflas Kanunu'nun 366. maddesi uyarınca ONANMASINA, 20.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy