(1086 S.K m. 63/2)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya verdiği 15.07.2003 vade tarihli ve 2.500.000.000.-TL bedelli bonodaki borcunun tamamını elden ödediğini, ancak yazılı belge almadığını, davalının ikinci kez tahsil için bonoyu icraya koyduğunu belirterek, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının icra takibine itirazda bulunmadığını, ödeme iddiasını senetle ya da yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının ödeme iddiasını ispat için tanık dinletme talebine davalı yanın muvafakat etmemesi ve davacının da davalı tarafa yemin teklifinde bulunup, kabul edilmemesi nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
HUMK'nun 63/2. maddesine göre, yeminin kabul ve reddini beyan için yetki ancak yemin edecek kimse tarafından, yemin edilecek olaya ıttıla kespettikten sonra verilebilir. Anılan yasa hükmüne göre, yeminin kabul veya reddi için davadan önce verilmiş yetki hükümsüzdür. Vekil teklif olunan yemini ve olayı müvekkiline bildirmeli ve ondan yetki almalıdır. Davalı vekilince müvekkiline durum bildirilmeden yemin teklif edilen oturumda, vekilin yemini kabul etmemesi nedeniyle davanın kabulü, anılan yasa hükmüne aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy