(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 23)
Dava: Taraflar arasındaki birleşen karşılıklı itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne karşı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün taraf vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı şirket müdürü Hikmet Keçeli vek. Av. Ercan Gültekin ile davalı vek. Av. Faruk Ölçer'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya akaryakıt satıldığını ve 319.299.237.TL. lik ürün bedelinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davası ile de, 277.834.408.361.-TL. lik akaryakıt bedelinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, davacının teslim ettiği akaryakıtın kalitesiz olması nedeniyle ödemelerin durdurulduğunu ayrıca bazı faturalara ilişkin akaryakıtın teslim alınmadığını iddia ederek davanın ve birleşen davanın reddini istemiş, karşı davası ile de fazla ödenen 78.743.000.000.-TL.nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, asıl davada davalı yanca teslimi inkar edilen 18 adet fatura muhteviyatı ürünün tesliminin davacı yanca kanıtlanamadığı için asıl davanın ve birleşen davanın temerrüt oluşmadığından işlemiş faiz talep edilemeyeceği gerekçesiyle kısmen kabullerine, karşı davada harç ikmalı yapılmadığından açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı yanca 18 adet fatura muhteviyatı ürünün teslim olunmadığı iddia edilmiş ise de, söz konusu faturalar malın teslimini müteakip davalı şirkete tebliğ olunmuş ve davalı şirketçe de muhasebe kayıtlarına alınarak deftere kayıt edildiği anlaşıldığından bu faturaların tek yanlı olarak TTK.'nun 23. maddesindeki yasal süreler geçtikten sonra davalı yanca ticari defterlerden çıkartılarak iade faturası düzenlenmiş olması davacı yanı bağlamaz. Bu durumda söz konusu faturalar muhteviyatı mal bedeli yönünden davacının alacağının tespiti gerekir.
Diğer yandan taraflar tacir olup davacı tarafın talep ettiği faiz oranı dikkate alınmadan yazılı şekilde faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi davacının talebinin red olunan miktarları yönünden kötü niyetli takipte bulunduğu kanıtlanmadan ve karar yerinde tartışılmadan davalı yararına tazminata hükmedilmesi de kabul şekli ile doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 400.00.-YTL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy