(4389 S. K. Ek m. 5) (1086 S. K. m. 434) (6183 S. K. m. 21)
Taraflar arasındaki birleştirilen derece kararına itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar T. Vakıflar Bankası ve Halk Bankası vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacılar vekilleri dava dışı borçlu F. B. 'ye ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde, 5020 sayılı yasa ile Bankalar Kanunu'na eklenen Ek 5'inci maddenin göz önüne alınmadığını ve dağıtıma konu bedelin garameten paylaşımına iştirak ettirilmediklerini bildirerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
İcra Mahkemesi'nce yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre, davacı bankaların takiplerinin 5020 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 26.12.2003 tarihinden önce kesinleştiği, bu itibarla anılan yasa hükmünden yararlanamayacakları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacılar vekili erince temyiz edilmiştir.
1- Davacı T. Vakıflar Bankası TAO. vekilinin temyiz dilekçesi 13.10.2004 günü temyiz defterine kaydolunmuş ancak HUMK.nun 434 'üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinde öngörüldüğü şekilde temyiz harcı yatırılmamıştır. Dairemizce bu eksikliğin giderilmesi için dosya mahkemesine çevrilmiş ise de, adı geçenin harçtan muaf olduğu yönündeki dilekçesi ile dosya Dairemize gönderilmiştir.
5020 sayılı yasa ile Bankalar Kanuna eklenen Ek 5'inci madde ile, maddede belirtilen nitelikleri haiz bankaların alacaklarının tahsilinde Fon ve Hazine alacaklarına ilişkin tedbir, takip ve tahsil hükümlerinin uygulanacağı bir diğer deyişle, bu alacakların 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde tahsil edileceği ilkesi kabul edilmiştir.
Bir alacağın kamu alacağı olması başka, kamu alacaklarının takip ve tahsil usulü çerçevesinde takip ve tahsil edilmesi başkadır. Anılan yasa hükmü, davacı T. Vakıflar Bankası TAO.nı kamu alacaklısına dönüştürmemiş, sadece alacaklarının takip ve tahsilinde 6183 sayılı yasada gösterilen usullerin bu banka için de geçerli olduğunu kabul etmiştir.
Öte yandan vergi, resim ve harç gibi kamusal mali yükümlülükler ancak kanunla düzenlenebilir; yorum yolu ile anılan mali yükümlülüklerin ihdas! mümkün olmadığı gibi, bunlardan muafiyet de mümkün görülemez.
Hal böyle olunca, davacı T. Vakıflar Bankası TAO.nın harçtan muaf olduğu yönünde bir yasa hükmü bulunmaz iken, HUMK.nun 434'üncü maddesi gereğince, adı geçenin temyiz harcı yatırmaması karşısında, temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı T. Halk Bankası A.Ş.nin temyizine gelince, 5020 sayılı yasa ile Bankalar Kanunu'na eklenen Ek 5'inci maddeye göre, davacı bankanın alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı yasada gösterilen takip ve tahsil usulleri uygulanır. 6183 sayılı yasanın 21'inci maddesinin birinci fıkrasına göre, üçüncü kişi tarafından haczedilen mal bir kamu alacağı için de haczedilirse, satış bedeli bu alacaklılar arasında garameten taksim olunur. Bankalar Kanunu'nun Ek 5'inci maddesi ile davacı banka alacağı için bu imkan sağlandığından, anılan yasa hükmü çerçevesinde ve kesinleşen hususların da dikkate alınmasıyla yeni bir sıra cetveli düzenlenmesini teminen ve temyiz eden işbu davacı yönünden davanın kabulüne karar verilmek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenle davacı T. Vakıflar Bankası TAO. vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, 2 sayılı bentte yazılı nedenle davacı T. Halk Bankası A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.7.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy