(6183 S. K. m. 21, 69) (4389 S. K. Ek m. 5) (2004 S. K. m. 206, 363, 365, Geç. m. 7)
Dava: Taraflar arasındaki alacağa itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı ve davalı Halk Bankası vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı Hazine vekili dava dışı borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 21. maddesine uygun biçimde konulan hacizlerinin dikkate alınmadığını, satış tutarının tamamının davacı Vergi Dairesine ödenmesi gerektiğini, paylaştırmada diğer alacaklılara isabet eden alacak miktarlarına itiraz ettiklerini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı T. Halk Bankası AŞ. vekili alacaklarının 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun Ek 5 nci maddesi uyarınca kamu alacağı niteliğinde sayıldığını; davalı SSK. Başkanlığı vekili de sıra cetvelinin usul ve yasaya uygun olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre; davalı SSK. Başkanlığı alacağının imtiyazlı olduğu gerekçesiyle onun aleyhine açılan davanın reddine, davalı T. Halk Bankası AŞ. aleyhine açılan davanın ise, adı geçenin alacağına imtiyaz tanıyan bir hüküm bulunmadığından bahisle kabulüne karar verilmiş; hüküm davacı Hazine ve davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
1- 5311 sayılı yasa ile eklenen Geçici 7 nci madde gereği yürürlükte bulunan ve 30.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4949 sayılı Yasayla değişik İcra ve İflas Kanunu'nun 363/10 maddesine göre sıra cetveline itiraz davaları sonucunda verilen kararlar, sırası itiraza uğrayan alacağın miktarının 2.870,-YTL.nı geçmesi halinde temyize tabidir.
İcra Mahkemesinin kararı 08.03.2005 tarihli olup, yukarıda açıklanan nedenle verilen karar kesin niteliktedir. Bu sebeplerle kararı temyiz eden davacı vekilinin temyiz istemi İİK.nun 365/son maddesi hükmü gereğince reddedilmelidir.
2- Davacı Maliye Hazinesi ile davalılardan SSK. Başkanlığı'nın alacaklarının takip ve tahsilinde 6183 sayılı yasanın uygulanacağında tereddüt yoktur. 5020 sayılı yasa ile Bankalar Kanunu'na eklenen Ek 5 nci madde uyarınca diğer davalı T. Halk Bankası AŞ.nin alacaklarının takip ve tahsilinde de aynı yasanın uygulanması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Bu durumda her üç alacaklının 6183 sayılı yasanın 69. maddesi uyarınca haciz tarihlerine göre sıraya alınması gerekir. Ne var ki, temyiz edenin sıfatına göre bu yön bozma nedeni yapılmamıştır. Öte yandan davacı alacağına İcra ve İflas Kanunu'nun 206 ncı maddesi kapsamında imtiyaz tanıyan yasal bir hüküm bulunmamaktadır.
Sonuç: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, 2 sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 24.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy