(2004 S. K. m. 72) (818 S. K. m. 32)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine bonoya dayalı takip yapıldığını, takibe konu bonoları imzalayan Turan Özgün'ün müvekkili şirket adına bono imzalama yetkisi bulunmadığını, ayrıca aynı kişinin müvekkili şirket adına davalı şirketle işletme sözleşmesi imzaladığını, senetlerin bu sözleşme nedeniyle düzenlendiğini, sözleşmenin şarta bağlı olarak tanzim edildiğini, ancak öngörülen şartın da gerçekleşmediğini, davalının elinde takibe konulmayan bonoların da bulunduğunu belirterek takip konusu bonolar ile takibe konmayan 10.000 EURO ve 5000 EURO tutarlı senetlerden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin sahibi ve işletmecisi olduğu tatil köyündeki dükkanlardan birinin davacı şirketin faksladığı teklif mektubunda mutabık kalınarak sözleşme ile deri dükkanı olarak davacı şirkete kiralandığını, davaya konu senetlerin sözleşme ile müvekkili şirkete verildiğini, daha sonra Turan Özgün'ün bu yeri kiralamaktan vazgeçtiğini beyan ettiğini, ancak bunun müvekkilince kabul edilmediğini, İcra Tetkik Merciinde görülen davada Turan Özgün'ün dükkanları davacı adına kiraladığını söylediğini, davacı şirketin iddialarının doğru olsa bile bu hususun gerekli zamanlarda kullanılmak üzere planlanmış bir hile olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre işletme sözleşmesini ve davaya konu bonoları imzalayan Turan Özgün'ün davacı şirketi temsile yetkili olmadığı, ayrıca sözleşmenin geçerliliği için öngörülen şartın da gerçekleşmediği, geçerlilik kazanmayan sözleşmeden dolayı verilen senetlerin de borç doğurmayacağı gerekçeleriyle davanın kabulüne, davalının kötüniyetli olmadığından davacının inkar tazminatı isteminin de reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Yargılama sırasında harç tamamlatılmadıkça dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, mahkemece bu yön gözetilmeksizin davalı aleyhine fazla vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte gösterilen nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy