(6762 S. K. m. 20, 25)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat-malın iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, kömür ticareti yapan müvekkilinin davalıya ilişkin kömür ocağından 03.09.2003 gününde 3.190.000.000.-TL ödeyip, 50 ton kömürü 19 Mayıs/Samsun'da bulunan işyerinde satmak üzere satın aldığını, kömür torbaları üzerinde kömür vasfı, miktarı, kalorisinin yazılı olduğu satın alınan kömür torbaları içerisinde toz kömürün daha fazla olduğunu, taahhüt edilenden daha düşük kalori değeri olması sebebiyle kömürlerin yanmadığı yönündeki müşteri şikayetleri üzerine durumun şifahi olarak davalıya bildirildiğini, sonuç alınamaması üzerine 22.12.2003 tarihinde keşide edilenin ihtarname ile kömürlerin iade alınması ve zarar ziyanın tazmini isteminin de sonuçsuz kaldığını belirterek, ayıplı kömürlerin davalıya iadesine, fazlaya dair hak saklı tutularak şimdilik satım bedeline karşılık 100.000.000.- TL'nin 03.09.2003 gününden işleyecek ticari faizi ile nakliye ücreti ve yapılan giderler depolanma giderine ait 100.000.000.-TL'nin ticari faizi ile mahrum kalınan kar bedelinden 100.000.000.TL'nin ticari faizi ile davacının ticari itibarinin zedelenmesine neden olunduğundan manevi tazminat hükümlerine göre 3.000.000.000.TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş, 04.10.2004 günlü ıslah dilekçesi ile önceki beyan ve talepleriyle birlikte, satım bedelinden 3.090.000.000.-TL'nin nakliye ve depolama gideri olarak 5.100.000.000.- TL'nin mahrum kalınan kar olarak 3.500.000.000.- TL'nin toplam 11.690.000.000.- TL'nin de davalıdan ticari faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kömürü ocak teslimi satın alıp, ocaktan çıkarılıp, tane ebadına göre yığın yapılıp, kömürleri davacının görerek göstererek ceviz ve fındık diye tabir edilen ebatların eşit oranda karıştırıp torbalanmasını isteyip, ocakta olduğu sırada kömürün torbalar halinde paketlendiğini, iddianın yerinde olmadığı gibi durumun açık ayıp olduğunu, ayıp ihbarının satış gününden 4 ay sonra yani süresinde yapılmadığını davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre, davacının torba kömürleri ocaktan 03.09.2003 gününde görerek satın aldığının davacının kabulünde olduğu, ayıp ihbarına ait ihtarnamenin 22.12.2003 gününde olup TTK. nun 25/3. maddesi uyarınca düzenlenen sürelerin geçmiş olduğu, davacının öncesinde ayıp ihbarının sözlü olarak yapıldığı iddiasını tanıkla ispat istemine TTK. nun 20/3. maddesi gereğince itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 16.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy