(2004 S. K. m. 235)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dava dışı borçlu Faruk Çançar'a ait taşınmazların satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde üst sıraya alınan davalı bankanın takip dayanağı bononun sonradan doldurulduğunu, bunun da kefil olan Faruk bakımından kefalet limitinin belli olmadığı sonucunu doğurduğunu; kefalet geçerli sayılsa bile, davalı bankanın bononun lehdarı olduğunu ve bonoyu ne sebeple aldığını ispatlaması gerektiğini, davalı vekilinin İcra Mahkemesi'nde görülen takibin iptali davası sırasında bononun teminat bonosu olduğunu ikrar ettiğini, teminat bonosuna dayanılarak kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi yapılamayacağını, bankanın takip konusu bonoyu kredi sözleşmesinin teminatı olarak alması karşısında takibine ya bonoya ya da kredi sözleşmesine dayanarak geçebileceğini, bankanın bono ile yaptığı takip nedeniyle kredi alacağına mahsup etmediğini, aksi durumda bononun bedelsiz kalacağını, davalının bedelsiz kalan bonoyu da iade etmediğini; bu yolla davalının TCMB.'ye karşı yükümlülüklerinden de kaçındığını, davalının takibinin iptal edildiğini ileri sürerek sıra cetvelinde davalıya ayrılan paydan öncelikle müvekkilinin alacağının ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili kambiyo senetlerinin unsurları tam olarak tanzim edildiğini, Faruk Çançar'ın dava dışı Merinos Deri Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. tarafından alınan krediye kefil olduğunu ve adı geçen asıl borçlu tarafından keşide edilen bonoyu kefil sıfatıyla imzaladığını; takibin iptaline ilişkin İcra Mahkemesi kararının Yargıtay'ca bozulduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre; icra takibinin Faruk Çançar hakkında iptal edilmediği, davalı alacaklının takip tarihi itibariyle alacağının hesaplandığı, davalı yanca girişilen ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibin infazen sonuçlandığı ve düzenlenen sıra cetvelinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı banka vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 08.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy