(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili kuruma telefon aboneliğinden kaynaklanan borcunu süresinde ödememesi nedeniyle davalı aleyhine takip başlattıklarını, davalının itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline ve % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 2.023.940.000.-TL. asıl alacak, 283.548.944.-TL. gecikme bedeli, 349.926.448.-TL. işlemiş faiz olmak üzere 2.657.415.392.-TL. üzerinden devamına, asıl alacak olan 2.023.940.000.-TL. ye takip tarihinden itibaren % 64 oranını geçmemek üzere artan ve eksilen oranlarda kademeli olarak reeskont faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazla istemin reddine, davalının asıl alacak üzerinden % 40 inkar tazminatıyla sorumlu tutulmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı kurumun 14.6.1994 tarihli yönetim kurulu kararına göre vadesinden sonra ödenen her türlü gelirine 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanuna göre gecikme zammı oranı uygulanacağı belirlenmiş, 6.11.2001 tarih ve 320 sayılı karar ile Ocak 2002 tarihinden itibaren borcunu son ödeme tarihinden sonra ödeyen tüm abonelerden son ödeme tarihini takip eden günden itibaren gecikilen her gün için borç tutarının % 00.4'ü (binde dört) oranında gecikme bedeli alınacağı düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki abonelik sözleşmesinin 21. maddesinde ise ücret tarifeleri üzerinde sonradan yapılacak bütün değişikliklerin aboneye uygulanacağı yolunda hüküm bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece açıklanan yönetim kurulu kararına göre gecikme zammı oranının dikkate alınarak davacı alacağının uzman bilirkişi aracılığıyla tespiti ve alınacak rapor doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy