(818 S. K. m. 61, 63) (2004 S. K. m. 72) (2918 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, baba-oğul olan müvekkillerinin davalılardan İ'den 10.01.1998 tarihli harici sözleşme ile kamyon satın aldıklarını, karşılığında verilen bonoların bedellerinin ödendiği sırada aracın maliki S'nin borcu nedeniyle ihale ile başkasına satıldığını, davalıların yıllar sonra ellerinde bedelsiz kalan 4 adet bonoyu icra takibine koyduklarını, harici satışa konu aracın devrinin müvekkiline yapılmadığını iddia ederek müvekkillerinin borçlu bulunmadıklarının tespitine, bonoların iptaline ve davalılar aleyhine % 40 tazminata hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevabında, mülkiyeti S'ye ait kamyonun kardeşi İ. aracılığıyla davacılara satılıp, karşılığında senetler alındığını, kamyonun daha sonra iade edildiğini, kamyonun 05.05.1998 tarihine kadar davacı Ö. elinde kalıp hor kullanıldığını, bu nedenle kamyondaki zararları karşılığında dava konusu senedin müvekkillerine bırakılıp, diğerlerinin iadesi konusunda tarafların anlaştığını, aracın tamir bedelinin müvekkili H. tarafından ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dava konusu 4 adet bononun 45 .. ... plakalı aracın 4-5 aylık kullanma, tamir, vergi ve trafik borçları karşılığında davalılarda kaldığı, alınmış ve infaz edilmiş bir tedbir bulunmadığı gerekçesiyle davanın ve davalı S'nin tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, noter dışında yapılan araç satımı nedeniyle verilen ve karşılıksız kaldığı iddia olunan bonolardan kaynaklanmaktadır. Uyuşmazlığa konu olan aracın davalıya iade edildiği ve daha sonra cebri icra yoluyla üçüncü kişiye satıldığı anlaşılmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 20/d maddesi uyarınca trafikte tescilli araçların noter dışındaki satış ve devirleri geçersizdir. Geçersiz satışlarda herkes aldığını aynen iade ile yükümlüdür. Davacı, aracı davalıya iade ettiğine göre bu aracın satış bedeline karşılık olarak verildiği konusunda uyuşmazlık bulunmayan dava konusu bonoların da kural olarak davacıya iadesi gerekir. Ancak, davalı davaya konu olan aracın, davacıya teslim edildiği andaki durumu ile iade edilmediğini, başka bir ifade ile aracın hor kullanılması sebebiyle zarara uğradığını, ayrıca davacının ödemek zorunda olduğu vergi ve trafik cezalarının da ödenmediğini, bu yüzden de zarara uğradığını, senetlerin bu zararlara karşılık alıkonulduğunu savunmuştur. Davacı, harici alım satım sırasında dava konusu aracı ne şekilde teslim almış ise iade ederken de aynı şekilde teslim etmekle mükelleftir. Başka bir ifade ile kendi kusuru ile araçta oluşan hasarlardan dolayı davalıya karşı sorumludur. Mahkemece davalının bu yöndeki savunmaları üzerinde durulup delilleri toplanıp, yeterli araştırma ve inceleme yapıldıktan sonra uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu yönlerin değerlendirilmemesi somut olay bakımından aracın davacının kullanımında kaldığı süreye ilişkin kullanım bedelinin istenemeyeceğinin gözetilmemesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.03.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy