(2004 S. K. m. 142)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili davalı borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde satış bedelinin diğer davalı Abbas Sümer'e verildiğini oysa adı geçenin ihtiyati tedbirlerinin hacze iştirak edemeyeceğini, hacizlerinin ise kendi hacizlerinden sonra olduğunu bildirerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı borçlu vekili davanın reddi gerektiğini savunmuş; davalı alacaklı Abbas Sümer vekili ise müvekkilinin dava dışı Vahit Erdoğan'dan alacaklı olduğunu, Vahit'in bedeli paylaşıma konu taşınmazını davalı borçlu Adnan'a sattığını ve kendilerince tasarrufun iptali davası açıldığını, davanın kazanılmasından sonra taşınmaz Vahit'inmiş gibi haciz ettirdiklerini ve satış bedelinin kendilerine verilmesinin hukuka uygun olduğunu ileri sürmüştür.
Mahkemece yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre; açtığı tasarrufun iptali davasını kazanan alacaklıya iptal edilen tasarruf oranında sonradan haciz uygulayan alacaklılardan önce ödeme yapılacağı ve iptal edilen tasarrufun alacaklı için hüküm ifade etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan İcra Mahkemesi kararının İİK'nun 366. maddesi uyarınca ONANMASINA, 01.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy