(2004 S. K. m. 50, 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca müvekkili tarafından davalıya yemek ve servis hizmeti verildiğini, müvekkilinin davalıdan olan bakiye alacak miktarının tahsili için takibe geçtiğini, ancak itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve % 40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya hiçbir borcu olmadığını, zira herhangi bir sözleşme imzalamadığını, müvekkilinin davacıya borcu olsa dahi talep edilen kadar bulunmadığını, davanın % 7 gecikme faizi talebinin de yersiz olduğunu, müvekkilinin temerrüde düşmediğini öne sürerek davanın reddi ile % 40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca davacının davalıya yemek ve servis hizmeti verdiği, sözleşmede geç ödeme halinde % 7 vade farkı uygulanacağının kararlaştırıldığı, davacının asıl alacak ve vade farkı olarak davalıdan alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı yararına % 40 tazminata karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Borçlu tarafından İcra dairesinin yetkisine ve borca itiraz edilmiş, mahkemece İİK' nun 50. maddesi uyarınca İcra dairesinin yetkisine yönelik itiraz incelenerek sözleşmenin k maddesi gereğince İstanbul İcra Daireleri'nin yetkili olduğu kabul edilmiş ise de, yetkili İcra dairesinde ödeme emri çıkarılmadığı gözetilmeden işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Oysa Beyoğlu İcra Dairesi'nin yetkisiz olduğu belirlendiğine göre bu İcra dairesince çıkarılan ödeme emri nedeniyle itirazın iptali davası açılamaz. Zira dava şartı olan yetkili İcra dairesince çıkarılmış bir ödeme emri bulunmamaktadır. Bu nedenle davanın dava şartı gerçekleşmediğinden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin incelenmesine gerek olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.03.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy