(6762 S. K. m. 599, 690) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı Ç
Koll.Şti. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, daha önce kesinleşen mahkeme kararı ile iptal edilen 20.12.1999 vade tarihli alacaklısı Taşkent İnşaat Ltd.Şti. olan 2500 DM bedelli bonoyu kötüniyetli olarak ciro yoluyla ele geçirdiği iddiasıyla davalı Ç
Koll.Şti'nin başlattığı icra takibi karşısında borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı Ç
Koll.Şti. vekili müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu, ticari iş sonucu senedin karşılığı depremden önce mal alındığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, bononun iptal kararının kesinleşmesinden sonra davalı şirket kayıtlarına geçtiği gerekçesiyle davanın kabulüne, icra dosyasıyla yapılan takibin iptaline, davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, karşılıksız kalan senedin iptaline, alacağın %40'ı olan 581.869.000.TL'nin icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı Ç
Koll.Şti vekilince temyiz edilmiştir.
Temyiz eden davalı Ç
Koll.Şti. dava konusu senedi icra yolu ile ele geçiren yetkili hamil durumundadır. TTK.nun 690.maddesi yollamasıyla bonolarda da uygulanması gereken 599.maddesi uyarınca "keşideci, lehdar ile arasında doğrudan doğruya mevcut olan münasebetlere dayanan def'ileri müracaatta bulunan hamile karşı ileri süremez; meğer ki, hamil, bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." Bu durumda davalının senedi kötüniyetle iktisap ettiği kanıtlanmadıkça davacının lehdara karşı ileri sürebileceği def'ileri, hamil olan davalıya karşı ileri süremeyeceği kuşkusuzdur. Başka bir deyimle, somut olayda uyuşmazlığın çözümünde davalının dava konusu bonoyu bile bile borçlunun zararına hareket ederek iktisap edip etmediğinin araştırılması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, bu yönler üzerinde durulmadan olaya uygun düşmeyen gerekçelerle ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy