(2004 S. K. m. 206) (4389 S. K. Ek m. 5) (6183 S. K. m. 21)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dava dışı borçlu İsmail Balkan'a ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinin haczi düşmüş bulunan davalının takip dosyasından yapılmasının hatalı olduğu, alacaklarının 5020 sayılı yasa ile Bankalar Kanunu'na eklenen Ek 5 nci madde uyarınca amme alacağına dönüştüğü ve taşınmazın satışından önce haciz koydurduklarını, bu nedenle kendilerine de garameten pay ayrılması gerektiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili sıra cetvelinin usul ve yasaya uygun olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İcra Mahkemesi'nce davalı yanın haczinin düşmediği, sıra cetveline esas tapu kaydında davacı yanın haczinin görünmediği ve davacı yanın alacağının İİK. nun 206 ncı maddesi kapsamında imtiyazlı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı bankanın alacağının 5020 sayılı yasa ile Bankalar Kanunu'na eklenen Ek 5 nci madde uyarınca kamu alacaklarına mahsus yolla takip ve tahsil edileceği hükme bağlanmıştır. Sıra cetveli, bedeli paylaşıma konu malın satışı tarihindeki hukuki durum dikkate alınarak düzenlenir. Mahkemece sıra cetvelinin düzenlenmesine esas alınan tapu kaydında davacının haczinin görünmediği gerekçesine dayanılmış olması isabetsizdir. Bu durumda mahkemece satış tarihindeki tapu kaydı celbedilmeli; bu kayıtta davacının haczi görünüyorsa 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 21/I nci maddesi hükmü de göz önünde tutularak bir karar verilmelidir.
Öte yandan sıra cetveline itiraz davaları, dava sonucunda hakları etkilenebilecek diğer alacaklılar aleyhine açılmalıdır. Sıra cetvelinde kendilerine garameten pay ayrılan Fikret Balkan ile SSK. Başkanlığı (Gaziosmanpaşa Sigorta Müdürlüğü)'ne de davanın yöneltilmesi ve taraf teşkilinin bu şekilde sağlanması gerekirken, anılan işlemin yapılmaması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy