(4389 S.K. m.15,Ek.5) (6183 S.K. m.21,69)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dışı borçlu K.S.'ye ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde ipotekle temin edilen 5.000 YTL'lik alacaklarının ödenmesinden sonra kalan miktarın davalılardan Tasfiye Halinde T. T. Bankası A.Ş.'ye isabet ettirildiğini; oysa 5020 sayılı Yasa ile 4389 sayılı Bankalar Kanunu'na eklenen Ek 5. madde uyarınca, alacaklarının kamu alacaklarına özgü yolla takip ve tahsil edileceği hükmü getirilmiştir. Davalı banka da 26.05.1997 tarihinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilmiş olup aynı Yasanın 15/3, 15/7 ve 15/a maddeleri uyarınca alacaklarını 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde tahsil etmektedir.
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 21/1. maddesi, özel hukuk kişilerince konulan hacizlere kamu alacakları nedeniyle konulan hacizlerin iştirakini düzenlemekte ve garame usulünü kabul etmektedir. 69. maddesi ise bedeli paylaşıma konu mal üzerine birden çok amme alacağından dolayı konulan hacizlerin ne şekilde tanzim edileceğini düzenlemekte ve tarih sırası esasını benimsemektedir. Açıklanan yasal düzenleme karşısında, garameten taksime ilişkin İcra Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.
Öte yandan, davacı vekili dilekçesinde Y.K.B. A.Ş., B. A.Ş. ve Mersin U. Vergi Dairesi'ni de hasım olarak göstermiştir; bu itibarla, adı geçenler hakkında bir hüküm kurulmamış olması da doğru değildir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy