(2004 S. K. m. 100, 101, 168, 206, 264, 268) (6183 S. K. m. 21)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dışı borçlu M. C.'a ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde davalıların bir başvurusu olmadığı halde, müvekkilinin haczine iştirak ettirildiklerini; müvekkilinin birinci sırada olması gerektiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ayfer Coşkun vekili müvekkilinin alacağının nafaka ilamına dayalı olduğunu ve İcra ve İflas Kanunu'nun 206 ncı maddesi uyarınca imtiyazlı bulunduğunu, davalı vergi dairesi (Hazine) vekili sıra cetvelinin usul ve yasaya uygun olduğunu; diğer davalı İ. Ş. vekili ise İİK. nun 268 nci maddesine uygun biçimde hacze iştirak edildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
İcra Mahkemesi'nce davalı A. C.'un alacağının nafaka ilamına dayandığı ve dava tarihinin takip tarihinden önce olduğu, davalı İbrahim Şahindal'ın kesin haczinin davacı yanın ihtiyati haczinin konulmasından sonra ve kesinleşmesinden önce infaz edildiği, davalı Kozan Vergi Dairesinin haczinin de 6183 sayılı yasanın 21 nci maddesine uygun biçimde ilk hacze iştirak ettirildiği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalı Kozan Vergi Dairesi'nin alacağının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 21 nci maddesinde öngörüldüğü şekilde; diğer davalı A. C.'un yoksulluk nafakasına ilişkin mahkeme ilamına dayanan haczinin ilk hacze iştirak ettirilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır (İİK.m.100 ve 101). Ne var ki, davalı A. C.'un alacağına imtiyaz tanıyan İİK. nun 206 ncı maddesi, haciz yolu ile yapılan takipler bakımından mutlak bir imtiyaz sağlamayıp, alacaklıya ancak aynı derecede hacze iştirak eden diğer alacaklılara karşı bu imtiyazını ileri sürmek hakkı verir.
Somut olayda davacı ile davalılar A. C. ve Kozan Vergi Dairesi'nin aynı derecede hacze iştirak etmeleri söz konusu olduğundan, imtiyazlı alacak niteliğindeki nafaka alacağı İİK. nun 206 ncı maddesi uyarınca davacı ile davalı Vergi Dairesi'nin 4 ncü sıra kapsamındaki alacaklarına göre öncelikli olduğundan, adı geçene tam ödeme yapılmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı yanın davalı A. C. hakkındaki temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
2- Davacı yanca taşınmaz üzerine 03.09.2001 günü ihtiyati haciz konulmuş, ödeme emri dava dışı borçluya 18.09.2001 günü tebliğ edilmiştir. Bu ihtiyati haciz İİK. nun 264/son, 168/5 ve 169 ncu maddeleri uyarınca yasal 5 günlük sürenin sonunda, bir diğer deyişle 24.09.2001 günü mesai saati bitiminde kesin (icrai) hacze dönüşür. Davalı İ. Ş.'ın kesin haczi ise 25.09.2001 günü tapu siciline işlenmiştir. Bu durumda İİK. nun 4949 sayılı yasa ile değiştirilmeden önceki 268/I maddesi hükmü gereğince adı geçen davalının, davacı yanca konulmuş ilk hacze iştirak hakkı bulunmamaktadır.
3- Sıra cetvelinin davacı ile davalılardan Kozan Vergi Dairesinin alacak nispetlerinin belirlenebilmesi için iptali gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenle davalı Ayfer Coşkun'a yönelik temyiz isteminin reddine; 2 ve 3 sayılı bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy